Kara Kurt │ YORUM





Katiller Çetesi’nde heyecan Kara Kurt’la devam ediyor… Nora’nın ortaya çıkardığı sırların ardından, Niklas ve Victor arasındaki iş arkadaşlığı da kardeşlik de derinden sarsılmıştır. Fakat Niklas her şeye rağmen yalnızca kendisinin başarıyla yerine getirebileceği düşünülen bir görev için İtalya’ya gitmeyi kabul eder. Çünkü bunu kardeşinin ihanetine karşı bir merhamet –ya da bir intikam – fırsatı olarak görmektedir. Öte yandan Niklas’a İtalya’da Izabel ve çetenin yeni üyesi Nora da eşlik edecektir. Gelgelelim İtalya’da Birlik’in düşündüğünden çok daha zorlu bir süreç yaşanacak ve çete üyeleri hiç beklenmedik olaylarla yüzleşip zor kararlar vermeye mahkûm edileceklerdir.


Okurken beni şaşırtan, dengemi bozan, sinirlendiren, hüzünlendiren, hem nefret ettiren hem de delicesine sevdiren bir kitap oldu Kara Kurt. Izabel'e karşı içimde ufacık da olsa bir sevgi kırıntısı vardı. Ama bu kitapta o kırıntı savrulup gitti. Izabel çok değişik bir karakter. Konuşuyor ama icraat yok. Bir halt bildiği yok. Haliyle beni sinir etmekten başka bir numarası yok. Victor da Izabel yüzünden kaybediyor. Aslında Victor'un duruşunu seviyorum. Mantıklı yanını ve karizmasını seviyorum. Ama dediğim gibi Izabel onu aşağı çekiyor. Ve bence Victor'ın bir planı var. Bu da 6.kitabı daha çok merak etmeme neden oluyor. Niklas'ı ise sevemiyorum, ya.. Güvenemiyorum. Her an patlamaya hazır bir bomba gibi. Nora ise kadınım! Kadının bir karizması, asaleti var. Ve bu da kendisine hayran bıraktırıyor. Ama şöyle bir şey var ki.. Kitap boyunca aklımda, kalbimde ve ruhumda hep Fredrik vardı. Benim yaralı Çakal'ım.. Yazar niye Fredrik'i üzüyor bilmiyorum. Adam kaybolmuş gibi. En iyi yaptığı şeyi bile yapamaz bir halde gördüm onu. Kitap boyunca yanarım yanarım da yazarın Fredrik ile garson kıza bir sahne yazmamasına yanarım. Yani, neden? Fredrik'in adı geçince kalp atışları hızlanan insanlarız biz, nedennn? 


Ve Jessica, böylesine manyakça ve psikopatça bir kurguyu hangi kafayla yazıyorsun merak ediyorum? Muh-te-şem-di! Teori üstüne teori üretmeme rağmen her defasında beni şaşırtıp ters köşe yaptığın için en büyük övgüler sana! Muh-te-şem-sin!


Okurken beni etkileyen, kalbimi yoran ve yüreğimi paramparça eden sahneler olmadı değil. Cidden, zaman zaman kitabı yarım bırakıp bir süre ara verdiğim zamanlarda oldu. Jessica, sağ olsun bu konuda çok başarılı. (Yani, okuyucunun dengelerini bozma konusunda) Yazarın zekasına bir kez daha hayran kaldım. Ve bir serinin her kitabı mı bu kadar okuyucuyu kendisine bağlar.


Kara Kurt, Niklas & Izabel & Nora üçlüsüne odaklıydı. Bu yüzden aksiyonu boldu. Eh, biraz aşk kırıntıları da olsa tadından yenmezdi. Şimdi, durup düşünüyorum da o son neydi öyle.. (?) 6. Kitabı nasıl bekleyeceğim? Beni darmaduman eden bir kitap oldu. Yine ve yine söylüyorum ki bu seriye bayılıyorum! ♥️
Pinterest shareGoogle Plus share

1 yorum:

BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI