Selvi Atıcı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Selvi Atıcı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Biz || Selvi Atıcı (Yorum)


Kitabı yüzümde aptal bir sırıtışla okudum ve kitabı bitirdiğim mutluluktan ağlamak istedim. ❤︎ O kadar güzeldi ki.. Okurken alıntı olarak her yeri işaretlemek istedim. (İşaretledim de.) :D 

Çelik Mızrak'ı o kadar uzun zamandır bekliyordum ki ilaç gibi geldi. Çelik'in o yeşilcam filmlerinden fırlamış bir karakter oluşu, konuşması, tarzı, karizması her şeyiyle beni kendine hayran bıraktı. ❤︎ Seveceğimi biliyordum zaten ama okurken gözlerinden kalpler fışkıran emoji şeklini aldım. ❤︎

Çelik'in tam bir beyefendi gibi oluşu o kadar karizmatikti ki.. Böyle hayran hayran okudum. Demir ve Süheyla'yı görmek o kadar iyi geldi ki.. Özlemişim eşek sıpalarını! :D Çiğdem ise yaşadıklarına rağmen o kadar güçlü bir karakter ki başkası olsa sinip kalırdı sanırım. Ama Çiğdem sivri dili, dürütslüğü ve azmi ile gönlümü çaldı. ❤︎

Kitap bunun yanında alt metinde verdiği mesajlar ile de gönlümü çaldı. Şiddet ve evlat edinme konularına da değinerek bizlere o kadar güzel bir mesaj veriyordu ki yazarı öpmek istedim. ❤︎

Canım Selvi!
Canım kitabım!
Canım Çelik!

Dibine kadar fan girl'lüğü yaşıyorum! Aa, dostlar! ❤︎

Kurgusuyla, karakterleriyle kısacası her şeyiyle gönlümü çalan bir kitap oldu. Çelik'in "hanımefendi" deyişi beni benden aldı. Çiğdem ile aralarında olan diyaloglar hem eğlenceli hem de çok güzeldi. Özellikle son kısımda Çelik'in "Siz hanımefendi, kalbimin belasısınız!" dediği yerde ben bittim arkadaşlar, ben öldüm! ❤︎ Bu kadar mı güzel olur, bu kadar mı güzel sever bir insan! ❤︎Daha ne olsun. Alın, okuyun, okutun! ❤︎

Selvi Hatun sen hep yaz, biz hep okuyalım! ❤︎

Pinterest shareGoogle Plus share

Biz │Kitap Tanıtımı


Yayın Tarihi: 2018-03-05
Dil: TÜRKÇE
Sayfa Sayısı: 488
Cilt Tipi: Ciltli
Zengin, güçlü ancak bir o kadar da sert ve soğuk bir adam. 
Sorumlulukları onu erkenden ve belki de biraz fazla olgunlaştırmış. Âdeta çelikten bir duvar. 
Üç parça takım elbisesi, geniş omuzlarına oturan kaliteli paltosu ve kasketiyle tamamlıyor zırhını. Dışarıdan göründüğü kadarıyla bir masalı yaşıyor bu şövalye. Hayatında yeniliklere, sarsıntılara, yani aşka yer yok. Zaten kadınları da bir türlü anlamıyor. 
Ama bir gün; hayata karşı sağlam duran, hedefleri olan ve bunlara ulaşmak için çabalayan muhteşem bir kadın çıkıveriyor karşısına. Artık kendi kararlarını vermeye ant içmiş azimli bir kadın. Kaçınılmaz bir çarpışmayla bir araya geliyorlar. 
Peki, birbirlerine tamamen zıt hayatlarının kavuşması için kendilerine izin verecekler mi? 
Mevzubahis aşk olunca, geriye kalan her şey önemsizleşir mi? Ne kadar ödün verebilir insan kişiliğinden, hedeflerinden, geçmişinden ve ailesinden? Hızla gelen bir mermi, çelik bir duvarla karşılaşırsa 
ne olur?
Pinterest shareGoogle Plus share

Yarasa│Kitap Yorumu



Ahh! Kalbim ağrıyor.. 💔 

Yarasa, darmaduman etti beni.. Selvi Atıcı ne yazsa okurum. Net! 😍 Ama... Kitapta benim için bir kırılma noktası var ve ben bunu aşamıyorum. Yani bu kabullenebileceğim bir şey değil. 

Yarasa'nın yaptığını kabullenemiyorum ama adam şiir gibi konuşuyor ya. 😍 Etkisi altına alıyor insanı. Yarasa gibi bir adamdan beklenmeyecek davranışlar sergiliyor. Hayretler içerisinde kalıyorum. Ben Mavi ile Yarasa'nın aralarındaki aşka aşık oldum. 😍 Aşklarının arasında hiç kapanmayacak bir boşluk -yara- olsa da birbirlerine olan hisleri, tutkuları, birbirleri için yaptıkları hayran olunmayacak gibi değil.. 😍 

Yarasa'nın fotoğraf tutkusu, motosiklete binişi, silahı tutuşu, adamın adımları bile hayran olunacak cinsten.. Her ne kadar yaptığı şeyi unutamasam da keşke hiç olmasaydı derken buluyor insan kendini.. Kitapta çok dokunaklı sahneler vardı ki.. 

Duygulanmamak elde değil.. Selvi hatunun kalemine diyecek yok tabi ki.. Sayfalar yine su gibi aktı gitti.. Eyüp ve Levent karakterlerini de sevdim. ❤ 

Onların sahnelerini okumak eğlenceliydi.. Aşk, tutku, macera, eğlence ve dramı diye bünyesinde barındıran bir kurgusu var. Her sayfada heyecan hissi sizi sararken bir sonraki sayfaya atlamak istiyorsunuz. Aynı zamanda bitmesin istiyorsunuz.. ❤ 

Karakterleri, anlatımı ve kurgusu ile kalbe dokunan, beni darmaduman eden bir serüven oldu benim için.. Selvi hatunun teşekkür yazılarını okurken bile duygulanan bir insanım ben. 😍 

Eğer okumadıysanız kesinlikle bir şans vermelisiniz. 🍀 

Selvi hatunun yeni kurguları ve kitapları için sabırsızlanıyor, heyecanla bekliyorum. ❤
Pinterest shareGoogle Plus share

Kalbim Sende Kalmış || YORUM


Selam 🙋
Kalbim Sende Kalmış'a aslında Kasım ayında başlamıştım ama fuarlar ve sınavlarım derken bitirmem uzun sürdü. Selvi Atıcı en sevdiğim Türk yazarlardan biri. Bu hatun ne yazsa okurum ben arkadaşlar. 😍 Selvi Atıcı her kitabında çıtayı bir tık daha yukarı kaldırıyor. Benim için yazdıkları ile ülke sınırlarını aşması gereken bir yazar. 😍 Selvi hatuna olan aşkımı ilan ettikten sonra kitap hakkında bir kaç bir şey söyleyebilirim. 😁 Kalbim Sende Kalmış ilk kelimesinden son kelimesine kadar beğenimi kazanan bir kitap oldu. Karakterleri, kurgusu, konusu, anlatımı ve akıcılığıyla herkese önerebileceğim kitaplar arasına girdi. Karakterlere bazı kısımlarda kızdığım da oldu. Yani seviyorsunuz birbirinizi gidip konuşun aşkınızı yaşayın yani. İşi yokuşa sürmek de ne demek? 😑 Ama en sonunda herşey tatlıya bağlandı. 😊 Ali'nin Arya'ya olan aşkı beni benden aldı götürdü arkadaşlar. O nasıl sevmek. 😍 Arya'nın da aşkını küçümsemeyelim. O da çok sevdi. Kitapta diğer karakterleri de görmek çok hoştu. O kısımları okurken çok mutlu oldum. Bu serinin bitmesi beni üzüyor ama yeni maceralar içinde sabırsızlanıyorum. Kapak tasarımı çok güzel değil mi? 😍 Eline, yüreğine, kalemine sağlık Selvi Atıcı 
😍 Son olarak herkese tavsiye ederim. 😘

Ali, onu öfkelendirmeye bayılıyordu. O öfkelendiğinde gözlerinin koyulaşmasına, yanaklarına tırmanan kana, minik yumruklarını sıkmasına… Eliyle, ipeksi saçlarını sertçe arkaya savurmasına! Ali, onun her şeyine bayılıyordu. Yüzündeki her bir çizgiye, bedenine, saçlarına, duruşuna… Hüzünlendiğinde buğulanan bakışlarına! Gülümsediğinde dudaklarının kenarındaki kırışıklığa ve gözlerindeki, o içinde kaybolmak istediği tarifsiz bakışlara… Kaşının hemen üzerindeki minik bene – Arya, o bene sinir oluyordu. Minicik burnuna ve kimi zaman o burnu kibirle kimi zaman da inatçı bir direnişle havaya kaldırmasına. Kararlılığının izlerini taşıyan köşeli çenesine… Ali, onu her şeyiyle seviyordu. Her satırını, her kelimesini, sesinin hangi tınıyla süslenirse süslensin berraklığını…
Pinterest shareGoogle Plus share

[Kayıp Şehir#3] Gitme ~ Selvi Atıcı │Yorum



Herkese Merhaba! Yepyeni bir kitap yorumu ile karşınızdayım. 
Benim merakla beklediğim Gitme sonunda raflarda yerini aldı. 

Yorumuma başlamadan önce;

☃ Gitme... Sen nasıl bir kitaptın öyle.. Gitme, bir solukta okunacak kitaplardan biri. Yazar her kitabında çıtayı bir tık daha yükseltiyor ve siz yazarın kaleminin büyüsüne kapılmış bir halde buluyorsunuz kendinizi..
Pinterest shareGoogle Plus share

Pinokyo'nun Rüyası ~ Yorum


Herkese Merhaba!

Çok sevdiğim yazarın çok sevdiğim kitabının yorumu ile karşınızdayım. Eğer beni takip ediyorsanız Selvi Atıcı'yı ve kitaplarını ne kadar sevdiğimi de biliyorsunuzdur. Her neyse..:) Renkli Kalemler ile Blog Tur sayfası kitaba tur düzenliyor ve iki kişiye hediye ediyor. Bende konuk yorumcu olarak bu ekibin içinde yer alıyorum. :D 

Detaylar için; TIK TIK! 

Kitap Tanıtımı İçin; TIK TIK!

Yazarla İletişime Geçmek İçin; TIK TIK!

Satın Almak İçin; Kitap YurduOku Okuİlk Nokta


Pinterest shareGoogle Plus share

Pinokyo'nun Rüyası ~ Cast


Herkese Merhaba.
Pinokyo'nun Rüyası turu son hızıyla devam ederken "Cast" çalışması ile karşınızdayım.. :) 


♥ Gazel ise masumiyetin hayat bulmuş hali.. Her ne kadar çocuksu ve masum görünse de derinlerde bir yerde o bir savaşçı! Onu sevmemizin nedenlerinden biri de bu.. :)
Pinterest shareGoogle Plus share

Sen || Bir İntikam Bir Yemin Bir Aşk ~ Yorum ve Alıntılar



Herkese Merhaba!

Çok sevdiğim yazarın çok sevdiğim kitap yorumu ile karşınızdayım! Aslında kitabı okuyalı çok oldu ama bir türlü yorum yapma fırsatım olmamıştı. Kısmet bugüneymiş. :)
Pinterest shareGoogle Plus share

Pinokyo'nun Rüyası ~ Tanıtım


Selvi Atıcı'nın merakla beklenen kitabı Pinokyo'nun Rüyası kitabının kapağı görücüye çıktı. Şu an dizgi aşamasında ve fuara yetişecek gibi görünüyor. Meraklılarına ve sevenlerine duyurulur. :)
Pinterest shareGoogle Plus share

Okuma Etkinliği#1 - Kimliksiz 5.Gün │Yazar ile Röportaj

4.Gün "Cast" görselleri için TIK TIK!


1.Kısaca Selvi Atıcı kimdir?

  • İki çocuk annesi, hâlâ kabullenemediğim bir yaş olan otuz yaşında bir ev hanımıyım. Genellikle sessiz, sakin biriyim. Her hangi bir durumda sesimin biraz yükselmesi için çok fazla sabretmiş olmam gerekir. Sabrı ve sınırları sınırsız değil, ama geniş bir insanım. Yaşayan her canlıyı seven bir insanım. Arkadaşlık ve aileye çok önem veririm. Sanırım bu kadar :D

2.Yazar olmaya nasıl karar verdiniz?

  • Aslında karar vererek olmadı desem daha doğru olur. Daha çok günlük yazıyordum. Bir şekilde yazmak hayatımın içinde hep vardı. Ama ben, aslında kompozisyonlardan en düşük alan öğrencilerden biriydim :D Aylarca elimde sürünen bir kitap olan Alacakaranlık’a başladım. Çok sevdim, ama Edward’ın düşüncelerinin olmadığı için çok bozum olmuştum. Günlüğüme onun ağzında; burada bunu demiştir, şurada belki de bunu demiştir diye birkaç şey karaladım. Ve sonra internette kardeşim gibi gördüğüm Tuba Özkat’ın Gece Yarısı Güneşi için devam yazısına rastladım. Yazılarını çok sevdim. Ondan özenerek, tamamen eğlence amaçlı başlamıştım. :)

3.İlk zamanlarda zorluk çektiğiniz anlar oldu mu?

  • Zorluk çektiğimi söylemem. Kafasının için fazla dolu olan insanlardanım ben. Bir şekilde boşaltmaya, onları bir yere aktarmaya ihtiyacım vardı. Günlük yazmayı, bıraktım. Ama yazı yazmayı hiç bırakmadım… Yazı yazmak benim için zorluk çıkartmaktan daha çok, hayatımı kolaylaştıran bir eylem :D

4.Bir kitabı yazma süreciniz nasıl gelişiyor? Kitabınızı yazmaya başlamadan önce bazı araştırmalar yapıyor musunuz?

  • Beynimin için sürekli bir meşguliyet halinde olduğunda ve hayal gücüm bir şekilde işlemeye başladığında; hoşuma giden bir tanesini seçiyorum. Sonra onun üzerinde düşünüyorum. Ortaya kısa bir kurgu çıkıyor, sonra bir taslak oluşuyor. Ama bunların hepsi kafamın içinde oluyor. Ardında defterlere küçük notlar düşüyorum. Sonra onlar kısa bölümler oluyor. Kurgunun tamamen oturduğuna inandığımda gerçekten yazmaya başlıyorum. Ama her ne hikmetse bir şekilde yazarken karakterlerin oyununa geliyor ve illa ki bir şeyleri fark etmeden değiştiriyorum. Araştırma kesinlikle yapıyorum. Mutlaka yanlışlarım vardır. Her insanın vardır, ama en aza indirgemeye çalışıyorum. Okuyan arkadaşlarıma daha düzgün bir yazıyla bir şeyler sunmayı istiyorum. 

5.Yazarken sizi çok zorlayan, üzerinde defalarca düşündüğünüz bir karakter yada hikayeniz var mı? Eğer varsa hangisi ve neden?

  • Yazarken eğer hikayenin içine gerçekten girebildiysem, onlar bana yaşayan, canlı-kanlı insanlar gibi geliyorsa hiç bir şekilde zorlanmıyorum. Eğer ben hissetmezsem zaten asla yazmıyorum. Çünkü inandırıcılığını kaybedeceğini düşünüyorum. Karakter olarak değil, ama hikaye olarak Pinokyo’nun Rüyası’nda biraz zorlanmıştım. Sanırım o da Ömer karakterinin bir cerrah olmasından kaynaklanıyordu. Okuduğum tıbbi terimlerin, bir düşme sonucu insanda oluşabilecek hasarların, sonuçların neler olacağını araştırmaya çalışırken beynim Çarşamba pazarına dönmüştü :D

6.Şu an ki türünüz dışında farklı bir türde kitap yazmayı düşünür müsünüz?

  • Fantastik haricinde sanırım deneyebilirim. Ona biraz fazla beyin gerekiyor gibi geliyor bana :D Zaten yoğun ve kafası çok karışık olan bir insan olduğum için başta yazdığımı sonda hatırlamakta zorlanabilirim. Fantastik için gerçekten yüksek hayal gücü gerekiyor, inandırıcılığını sağlamak gerekiyor. Sanırım onu yapamam :D

7.Wattpad'de yayınladığınız hikayeniz "SEN"i bir gün raflarda görür müyüz?

  • İnşallah görürüz :D Şimdilik Kayıp Şehir serisini bir bitirelim de, Daha sonra o da kendi sırasında raflarda olacaktır :D

8.Kitaplarınızı nerede yazıyorsunuz? Özel bir yazma köşeniz veya odanız var mı?

  • Daha önceleri genelde bir mutfakta masam var; orada yazıyordum. Her nedense çocukluğumdan beri mutfak hep çalışma alanım olmuştur. Ama şimdi kendime ait bir çalışma alanım var. Hoş ve benimsediğim bir yer :D Artık yazılarımı orada yazıyorum.

9.Üzerinde çalıştığınız “Pinokyo'nun Rüyası” kitabınız hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

  • Kimliksiz kitabında adı geçen Ömer adlı yan karakterin hikayesi. Biraz çapkın, çokça iyi niyetli, yakışıklı, aşktan kaçan bir adam. Ama çoğu kitapta olduğu gibi o da bir gece arabasının tepesine,bir çatıdan düşen genç bir kızla karşılaşıyor ve aşkla mücadelesi o zaman başlıyor :D Kızın da gizemli bir geçmişi var… Böyle işte kısaca :D

10.Kitap yazanlara tavsiyeleriniz nelerdir?

  • Yazmaktan keyif alan, bunu benim gibi hayatında bir çok şeyin önünde tutanlar için söyleyebileceğim tek şey; her şekilde hayallerinin peşinden koşmaları… Ve attıkları adımların her zaman cesur olması :D

11.Son olarak “Selvi Atıcı” okuyucularına neler söylemek istersiniz?

  • Söylenecek çok fazla şey var… Okuyucu arkadaşlarımın destekleri her zaman bir adım daha atmak için bana çok fazla cesaret verdi. Çoğu zaman özgüvenindeki çatlakları görmezden gelmeme ve onları sıvamama yardım ettiler. Belki bir hikayenin yönünü tek bir samimi yorumla değiştirdiler… Ben, her şeyden önce kendim için yazan bir insanım. Paylaşmasaydım, yine de yazmaya devam ederdim. Ama paylaştığınız zaman kendinizi okuyucular sayesinde dışarıdan görme imkanınız doğuyor ve destek her zaman çok önemli. Yanımda oldukları için teşekkür etmekten başka bir şey gelmiyor elimden :D

12.Aşk Romanı mı? / Polisiye Roman mı?

  • Şöyle içinde bol aksiyonlu, polisiye de olan bir aşk romanı desem? :D Aç gözlülük gibi olacak belki, ama tadından yenmez doğrusu :D
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *
  • Adem ve Şirin'in hikayesini ne zaman okuyacağız? 

Adem ve Şirin için ben de çok istiyorum yazmak ama daha tam kurgu oluşturmadım. Belki, kısa bir hikaye olabilir onun için :)

  • Kimliksiz'i yazarken kendinize yakın hissettiğiniz karakter/karakterler oldu mu? 

Kimliksiz de kendime yakın hissettiğim karakterler aslında. Yazarken hepsi olabiliyorum  ama Deryal'in kimi durumlarını özümsediğimi söyleyebilirim. 
  • Kitapta yaşanan olaylardan kızdığınız ya da "keşke şöyle olmasaydı" dediğiniz anlar/olaylar oldu mu?
Değiştirmek istediğim hiç bir şey olmadı kitapta:) Ama bazen, okuduğum kitaplarda da kaptırıp gittiğim, zamanlar da olduğu gibi kapılıp, ya bu da yapılır mı dediğim anlar oldu.
Bu keyifli sohbet için Selvi Atıcı'ya çok teşekkür ediyor, ve başarılarının devamını diliyorum. :) Etkinliğimizin son günü de böylece bitmiş oldu. Bu etkinlikte beni yalnız bırakmayan ve destekleyen Min Li Li'ye, röportajı kabul edip sorularımızı cevaplayan ve susmayan çeneme katlanan sevgili yazarımız Selvi Atıcı'ya ve son olarak da bu etkinliği yapmamızı sağlayan ve kitapları gönderen Müptela Yayınlarına bu teşekkürü bir borç bilirim. :) Umarım keyif almışsınızdır. Bir daha ki Okuma Etkinliğinde görüşmek üzere...
Pinterest shareGoogle Plus share

Okuma Etkinliği#1 - Kimliksiz 3.Gün │Playlist + Video

2.Gün Alıntılar yazısı için: TIK TIK!

  • Etkinliğimizin üçüncü gününde playlist ile karşınızdayım. Kitabı okurken dinlediğim müzikleri sizinle de paylaşayım dedim. Umarım siz de benim gibi seversiniz. Ve aşağıda yapmış olduğumuz video var. Video işinde biraz acemiyim, o yüzden nasıl olduğuna dair bir fikrim yok. Ben daha iyisini öğrenen kadar bununla idare edeceksiniz artık :D Neyse fazla uzatmadan keyifli seyirler dilerim :)









  • "Cast" ve "Alıntılar"dan oluşan "Kimliksiz" videosu:


Pinterest shareGoogle Plus share

Okuma Etkinliği#1 - Kimliksiz 1.Gün│Yorum + Çekiliş


Bir Otaku'nun Dünyası Yorumu İçin: Tık Tık

Aşkı, macerayı ve komediyi içinde bulacağınız bir roman. Beni hem güldüren hem de duygulandıran bir kitap oldu Kimliksiz!

Yorumuma geçmeden önce bir kaç noktaya değinmek istiyorum;

  • Selvi Atıcı; kalemiyle keşke daha önce tanısaydım dediğim bir yazar oldu. Wattpad de yayınladığı hikayesini okumam ile gönlümde taht kurdu Selvi Atıcı. Her hikayesinde kendini yenileyen ve geliştiren bir yazar. Kendini tekrarlamıyor. Ee haliyle okuyucuyu kendine bağlıyor. Kalemi sağlam olan yazarlardan biri. Ve benim de favori yazarlarımdan biri. Umarım yazarın daha çok kitabını raflarda görürüz. :D
  • Yazarın kalemini sizde benim gibi sevdiyseniz ve ikinci kitabı beklerken yazarın wattpad de yayınladığı "Sen" hikayesi ile coşabilirsiniz :D
  • Sen (Bir İntikam Bir Yemin Bir Aşk) Okumak İçin
NOT : AĞIR -SPOİLER- İÇERİR!
*Kimliksiz...bu kitapta aşk var, macera var, komedi var... Ne ararsanız var. Ee daha ne olsun canım :D

*Deryal Yiğit.. Nam-ı Diğer Kimliksiz.. Hayata zor bir başlangıç yapmış, kimsesiz ve yaralı bir adam. Tek dostu, can yoldaşı Adem ile işlettikleri gece kulübünde macera dolu bir hayat sürerken bir gece sahibi olduğu kulübe Burcu'nun gelmesiyle bütün hayatı değişir. Deryal başta takıntı olarak düşünse de Burcu, aradığı kadındır. Hayatının aşkı! 

*Burcu... kız kardeşini Ogün'ün elinden kurtarmaya çalışan bir polistir. Deryal ile tanışması da Ogün sayesinde olmuştur. Çünkü Ogün, Deryal'in bir numaralı düşmanıdır. Her şeyden habersiz olan Deryal, Burcu'nun çekimine kapılrı ve ona karşı konulamaz bir şekilde aşık olur.

*Gerçekler ortaya çıktığında Deryal bunun bedelini Burcu'ya en ağır şekilde ödetir. Ona hunharca sahip olurken tek düşündüğü intikam almaktır. Ama gerçekle yüzleştiğine her şeyi yerle bir ettiğinin farkındadır. Ama artık her şey için çok geçtir.

*Burcu, kız kardeşini Ogün'ün elinden kurtarmış ve mesleğine veda etmiştir. Deryal'siz yapamayacağını düşünen Burcu, her şeyini geride bırakıp amcasının yanına geri dönmüştür. Ama unuttuğu bir şey vardır. Deryal, kolay kolay Burcu'dan vazgeçmeyecektir.

*Adem... dışarıdan göründüğü gibi olmayan Deryal'e hayatını borçlu olan sevdalı ve asabi bir adam. Şirin'e karşı her zaman katı gözükse de içten içe onu sevmektedir. Ve bu aşk bir gün saklandığı yerden patlak verir ve BOM! Adem, Şirin'e ilan-ı aşk ederken, Şirin'in de ondan aşağı kalır yanı yoktur. Bu sevimli ve kaçık iki sevgili aşklarıyla günlerini gün ederken, Deryal ve Burcu çifti ise mutluluklarını bir bebekle taçlandırmışlardır.


  • Kitapta en sevdiğim çift Adem ve Şirin çifti oldu. Tamam Deryal ve Burcu çiftinin yeri ayrı ama Adem ve Şirin'i evlatlık edinesim geldi. Çok tatlılar yahu! Adem'in Şirin'i istemeye gitmesi, Şirin'in babasının inadı ve Adem'in asıl bombayı patlatması çok güzeldi. O sahneleri okurken çok güldüm. Adem'in "seviyorum ulan seni" diye yakarması ise takdire şayandı! Keşke biraz daha sahneleri olsa diye geçirdim içimden. Ama belli mi olur belki yazarımız her an bir sürpriz yapabilir bizlere.. :D
  • Deryal'e bir konuda çok kızdım! O da Burcu'yu dinlemeden yargısız infaz etmesi! Böyle kafasından tutup duvara duvara vurasım geldi. O derece kızdım! Ama sonra işi tatlıya bağladılar da sorun falan kalmadı. Deryal hep aşık bir adam olarak kalsın istiyorum. Çok şey mi istiyorum? :D 
  • Ve itiraf ediyorum; Derya ismini ilk duyduğumda onu bayan bir karakter sanmıştım. Sonra Derya'nın erkek bir karakter olduğunu öğrenince kendimden utandım :D Bu arada Derya, Deryal'in babası. Daha fazla detay vermiyorum. Deryal'in hayatına dair bilgileri kitabı okuyunca görürsünüz. -Spoi yok!- :D
  • Burcu'nun beceriksizliği, sakarlığı çok tatlıydı bence :D Deryal'in çok iyi yeme yaptığını biliyor muydunuz? Bende bir Deryal istiyorum banane!!! Yemek yapan erkek her zaman ilgi çekicidir benden söylemesi :D :D 
  • Okurken beni hem güldüren hem de merakta bırakan bir kitap oldu Kimliksiz. Özellikle yazarın anlatım tarzına, betimlemelerine, kalemine hayran kaldım. Selvi Atıcı önerebileceğim yazarlar arasına girdi bile. Aynı anda hem eğlenip hem de heyecana kapılmak istiyorsanız Kimliksiz tam size göre. :)
Benim için güzel bir etkinlik oldu. Her anından zevk aldım. Katkılarından dolayı Müptela Yayınlarına ve Selvi Atıcı'ya çok teşekkür ediyorum. Etkinlik Takvimi'miz üstte bulunmaktadır. Oradan gelişmeleri takip edebilirsiniz. Özellikle son gün Selvi Atıcı ile olan röportajı okumanızı öneriyorum. Ben çok eğlendim. Umarım siz de seversiniz. Ayrıca imza gününe ve çekilişe katılmayı unutmayınız diyerek puanlamaya geçiyorum. :)
Kitaba aslında 4 puan verecektim ama kıyamadım. Her ne kadar Deryal'e Burcu'ya yaptıklarından dolayı kızmış olsam da kitaba 4 puan vermeye gönlüm razı gelmedi. O yüzden o olay hiç yaşanmamış sayıyorum ve 5 puan veriyorum. Çünkü Kimliksiz bu puanı hak ediyor! :)


  • Ben Hayal Perest ve Bir Otaku'nun Dünyası Min Li Li ile 7 Martta Selvi Atıcı ile beraberiz. Sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız :)

Çekilişe  Katılmayı Unutmayınız...
Selvi Atıcı Okurları Sayfasına Katılmak İçin: TIK TIK!
Pinterest shareGoogle Plus share
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI