- Ana Sayfa
- Alıntılar
- Tanıtımlar
- Okudum
- SİHİRLİ KİTAPLIK İLE OKUMA ETKİNLİKLERİ
- ÖNERDİKLERİM
- Wattpad
- KİTAP GURMELERİ İLE BLOG TURLARI
2020 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2020 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vahşi Adam II Kitap Yorumu
#kitapyorumu
İlk kitaptaki Gwen ve "bebeğim" fiyaskosundan sonra Tess iyi geldi. Tess, Gwen'a göre daha iyi. En azından kendini her gördüğü yakışıklı ve kaslı adamın kollarına atmıyor, kendini tamamen sevdiği adama adıyor. Başkalarını düşünmüyor. Brock ise muazzam bir karakter. Sevdiği kadın için her şeyi yapmaya hazır bir adam. Yazarın erkek karakterlerinin hepsini çok seviyorum, hepsi çok iyi. Kadın karakterleri sorunlu sadece. Ama dediğim gibi Tess, Gwen'dan çok, çok iyi.. Brock'un oğulları Joel ve Rex çok tatlı çocuklardı. Çılgın ve manyak annelerine rağmen. Çocuklar kendilerini çok iyi yetiştirmişlerdi. Tess ile beraber bir aile kurmaları, o mutlu aile tablosu kısmı çok güzeldi. Tess ve Brock birbirlerini kusursuz bir şekilde tamamlayan bir çiftti ve kalbimi bıraktım bu hallerine.. 😍 Yazarın kalemini seviyorum, daha öncede bahsetmiştim. Akıcı ve okurken sıkmıyor. Gereksiz detaylara boğmuyor. Olayları güzel bir şekilde bağlıyor. Yazım hataları var ama önceden olsa belki rahatsız olurdum ama şimdi o kadar da umursamıyorum. Akıcı olduğu, kendini okuttuğu ve kitaba kendimi kaptırdıktan sonra gerisinin bir önemi kalmıyor benim için.. Kanun Adamı hala favorim. 😍 Sonra Vahşi Adam geliyor. Keşke serinin 4.kitabı da çıkmış olsaydı demekten alıkoyamıyorum kendimi. Umarım bir gün okuma şansımız olur. 😂
Etiketler:
2020,
dex,
Dex Plus,
OKUDUM,
Önerdiklerim,
SERİLER,
TAVSİYE ETTİKLERİM
Tatlı Tesadüf II Kitap Yorumu
#kitapyorumu
Serinin üçüncü kitabında Twitter Terörist'i Kyle Rhodes ile Savcı Yardımcısı Rylann Pierce'in hikayesi anlatılıyor. Kyle'nin bir gece onu aldatan sevgilisinden intikam almak için Twitter'ı çökertmesi ile Rylann ile olan ilişkileri başlıyor. Aslında ikili geçmişte, üniversite mezuniyetini kutlamak için gittikleri bir barda tanışıyorlar. Ama Kyle annesinin ölüm haberini alınca apar topar gitmek zorunda kalıyor. Ve yolları burada ayrılıyor. Yıllar sonra ise Rylann ile mahkeme salonunda karşılaşıyorlar.
Tatlı Tesadüf adından da anlaşılacağı üzere tatlı, okurken insanı yormayan, araya üçüncü şahısların ve entrikanın girmediği, keyifle okunan bir kitap oldu benim için. Rylann ile Kyle'nin aralarındaki ilişki tatlı ve ikisi de birbirinin eksik parçasını tamamlar bir boyuttaydı. Özellikle Kylie'nin Rylann'a "Avukat Hanım" diye hitap etmesi çok hoştu. İnsan okurken eriyor. 😍 Rylann'ı düşünemiyorum. 🤭 Sonuç olarak sevdiğim ve okurken keyif aldığım bir kitap oldu. 🌸
Serinin devam kitaplarının çıkmayışı da bir parça üzdü. 😔 Umarım devamı gelir. 🍀
Etiketler:
2020,
Ephesus Yayınları,
OKUDUM,
Önerdiklerim,
SERİLER,
TAVSİYE ETTİKLERİM
Aşka Tutunan Kalpler II Kitap Yorumu
Aşka Tutunan Kalpler, kitap okuyamadığım zamanlarda, kafamı dağıtmak için okuduğum çıtır çerezlik bir kitap oldu. Genel olarak Gansett Adası serisi bu tür bir seri. Stephanie ve Grant'ın hikayesi ele alınıyor. Yıllardır Abby'e aşık olan Grant onun başkası ile olduğunu görünce, onu Stephanie ile kıskandırmaya çalışır. Ama zamanla hisleri değişerek Step'e dair bir şeyler hissetmeye başlar. Daha önce Abby'e ya da bir başkasına hissetmediği duygular besler. Grant bana biraz hödük bir karakter gibi geldi. Sen yıllarca Abby diye dolaş dur etrafta sonra hemen Step'e aşık ol. Çok tutarsız davranışlar bunlar. Bana samimi gelmedi. Ama sonra Grant'ın Stephanie'nin hikayesini dinlemesi ve ona yardım etmek için çabalaması çok hoş ve ince bir davranıştı. Sonlara doğru her şeyi berbat edecek dedim ama güzel toparladı. Sonu bana aceleye gelmiş gibi geldi. Biraz daha uzun ve detaylı olabilirdi. Serinin diğer karakterlerini görmek çok güzeldi. Özellikle Mac ve Maddie'yi görmek sevindirdi. Favorim hala onlar. Onları böyle evli, mutlu ve çok çocuklu olarak görmek sevindiriciydi. Serinin diğer kitabı Evan'ın hikayesini, onu da arayı fazla uzatmadan kısa bir sürede okumayı planlıyorum. 🍀
Etiketler:
2020,
martı,
Novella Yayınları,
OKUDUM,
Önerdiklerim,
SERİLER
Kral Süiti│Kitap Yorumu
#kitapyorumu
Kral Süiti ön yargıyla yaklaştığım ve yazılması zor bir kurgusu olduğunu düşündüğüm bir kitap.. Ersen 38 yaşında, işinde başarılı, otoriter ve evli bir adam ama bu evliliği zaruriyetten geliyor. Eşi Zeynep ona resmen tuzak kurmuş. Ve Ersen de hiç üstelememiş, her şeyi olduğu gibi kabul etmiş. Ama bir gün karşısına 23 yaşında genç, güzel ve enerjik, deli dolu bir kız çıkıyor. Şimal, Ersen'in otelinde işe başladığında Ersen'i görür görmez çekimine kapılıyor. Hakkında hiç bir şey bilmeden.. Ama sonra Ersen'in evli olduğunu öğrenince geri durmaya çalışıyor. Aynı şekilde Ersen'de.. Her ne kadar ikisi de geri durmaya çalışsa da olaylar bir yerde patlak veriyor..
İlişkilerinin çok yanlış başladığını ve sağlam temeller üzerine oturtulmadığını düşünüyorum. Nereden tutarsanız tutun yanlış.. Ersen'i hep kızan, bağıran ve öfkeli bir adam olarak gördük. Ama sonra karısı Zenep ile yollarını ayırınca ve kendini Şimal'e adayınca onu aşık bir adam olarak okuyoruz. Ama bu yanlışlar bitmiyor. Hata üstüne hata yapıyor iki tarafta.. Ben olayların daha farklı gelişmesini isterdim. Çok çabuk gelişti her şey.. Kurguda en çok üzüldüğüm Sercan oldu. Şimal'i koşulsuz, her şeye rağmen seviyordu. Ve bu yaşananları hak etmiyordu. Şimal'in Sercan ile olmasını isterdim. Sevdiğim diğer karakterler ise Atakan ve Caner oldu. Sevdim mi sevmedim mi emin olamıyorum, ortada kaldım. Herkesin okuyup seveceği, sindirebileceği bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Ama yazarın kaleminin akıcı olduğunu ve kısa bir sürede bitirdiğimi söyleyebilirim. Kitabın sonu ise muallakta bitti ve sanırım dayanamayıp devam kitabını da okuyacağım. Çünkü Zeynep başlarına türlü türlü çoraplar örecek gibi.. Ersen ve Şimal bu çıkmazda nasıl bir yol izleyecekler merak ediyorum.
Ayaz Geceler│Kitap Yorumu
#kitapyorumu
Mine, kimsesiz büyümüş, aile sevgisi ve şefkati görmemiş, kendi ayakları üzerinde durmaya çok erken yaşta başlamış ama buna rağmen dayanmak zorunda olduklarına ve gücüne hayran kaldığım bir karakter. Ahmet Ayaz ise hayatı altın tepsi de sunulanlardan.. Başta kendisine çok kızdığım hatta sevmeyeceğimi düşündüğüm bir karakterdi. Ama sonra Mine ile tanışıp, hatalarını düzeltmek için her yolu denerken onu sevmeye başladım. Hataları var ama yaptıklarını affettirmek, pişmanlığını söküp atmak için o kadar çok şey yaptı ki.. Baştaki halinden farklı bir Ahmet Ayaz olarak çıktı karşımıza..
Ama bu kurguda favorim Mine. O kadar çok şeyler baş etti ki.. Onun hikayesini ve mücadelesini okurken duygulanmamak elde değil. Hatta gözlerim ıslanmış bile olabilir. Mine'nin o korkusu, kaçmak zorunda olması, sevdiklerini korumaya çalışma çabası.. Mine ve yaşadıkları sonra Ahmet Ayaz ve yaptıkları, aslında toplumumuza tutulan bir ayna.. Bütün bunları hangimiz yaşamıyoruz ki..
Mine ve Ahmet Ayaz her şeyi yoluna koyup, bir aile olmaya karar verdiklerinde ilişkileri inişli çıkışlı ilerlese de çok güzel şeylere vesile oldular. Onların birbirlerini tanıma ve sevme aşamalarını okumak güzeldi. Özellikle Ahmet Ayaz gözümde number one oldu. :D Sonra Meltem ve Murat, Rüzgar ve Ülker ve daha nicesi.. Kitaptaki her bir karakteri sevdim. Özellikle Mine'ye sahip çıkan, gerçek ailesi olmasa da na aile sevgisi ve şefkatini veren Hafize ve Bakkal Hasan Amca'nın yeri her zaman ayrı olacak. Hala böyle güzel insanların olduğunu bilmek umut verici..
Ayaz Geceler, bir hayatta kalma mücadelesi kitabı.. Ve benim Berrin Karapınar'ın okuduğum ilk kitabı. Ve sıfır beklenti ile başladım. Kitapla ilgili tek sıkıntı olayların çok hızlı gelişmesi.. Onun dışında yazarın kalemi oldukça akıcı ve sade.. Ki yazarın kaleminin sadeliğini sevdim. Böyle bir sadeliği, naifliği okumaya ihtiyacım varmış. Yazarın yeni kurguları için beklemedeyim. (=
Etiketler:
2020,
OKUDUM,
Önerdiklerim,
TAVSİYE ETTİKLERİM
Son Yıldız Sönene Kadar│Kitap Yorumu
Son Yıldız Sönene Kadar, iki gencin bütün engellere rağmen aşkı ve kendilerini bulma hikayesini anlatıyor. Kitabın başları adeta bir peri masalı.. Arkadaşları ile İtalya'ya tatile giden Lavin ile Ermanno'nun yolları bir restoran da kesişiyor. Ermanno, Lavin'in yemek yeme tarzına vuruluyor diyebiliriz. :D Sonra onun konuşmasına, gülüşüne, perçemlerine vuruluyor. Her şeyden habersiz Lavin ise Ermanno'nun Türkçe bildiğinden hatta Yarı Türk olduğundan habersiz çocuğa dibi düşüyor. :D Ermanno'ya dibi düşmeyen de ne bileyim. :) İkilinin yolları bir müzede kesişince Ermanno, Lavin'e "bana bir gününü ayır" diyerek o gönülleri fetheden hareketi yapıyor. (= Ermanno ile Lavin, İtalya'da birbirlerine ait bir gün geçirseler de, bunun tek bir günle sınırlı kalmayacağından habersizler..
Kitabın ilk başları o kadar masalsı ki.. Sırıta sırıta okudum. Ermanno'nun Lavin'i sevme şekli gönlümü fethetti. El ele tutuşmaları, alnından öpmesi, perçemlerini sevmesi.. Böyle küçük hareketlerin kölesiyim. İkili daha sonra Türkiye de bir araya geliyorlar ama her masalın kötü prensi olduğu gibi Lavin ve Ermanno'nun masalının kötü prensi de Atilla! Allah seni bildiği gibi yapsın! Ermanno'nun ailesi ile olan mevzuda kendisinden şüphelenmedim değil! Kurgu bir peri masalıyken gelişen olaylar neticesinde drama bağlıyor arkadaşlar. Kalbimizi böyle pamuk gibi yapıp sonra kalbimizi kıran olayları okuyoruz.
Ben karakterlerin yaşanan olaylar karşısındaki gelişimlerini sevdim. Lavin çektiği o acıyı ve hissettiklerini sanki kendi acımmış gibi hissettim. Manno'ya da kızamıyorum. Onunda kendince haklı sebepleri var. Onun içinde çok üzüldüm. İki karakter de daha bir olgun ve daha bir oturaklı göründü gözüme. İki karakter de çok şey yaşayıp, çok acı çekmiş olsalar da birbirlerine karşı duydukları sevginin, o güçlü bağın hiç azalmaması hayranlık uyandırdı bende..
Kitaptaki Doğu Ekspresi sahnesi hem güzeldi hem de buruktu benim için.. Aynı şekilde Cosplay sahnesi de.. Birbirlerine yazdıkları mektuplar da çok duygu yüklüydü. Ermanno ve Lavin'i bağrıma basıp, her şeyin geçeceğini söyleme isteğiyle dolup taştım. Karakterlerin duygularının hissiyatlı bir şekilde iyi yansıtıldığını düşünüyorum. Yoksa bu kadar kalbim kırılmış olmazdı herhalde.. Ermanno ve Lavin'in bir buçuk yıl birbirlerinden ayrı olmalarını unutamıyorum. Bu durum beni kahretti arkadaşlar. Çok sevdiğiniz birinden bir buçuk yıl haber alamamak, onsuz nefes almak, onsuz yaşamaya çalışmak çok kahredici olsa gerek! Lavin ve Ermanno'nun neler yaşadığını, birbirlerinden habersiz nasıl nefes alabildiklerini hayal bile edemiyorum. Birbirlerinden ayrı geçirdikleri her gün kendilerinden bir parçalarını kaybettiklerini düşünüyorum. Ve bu tahmin edilmesi zor bir acı..
Son olarak Son Yıldız Sönene Kadar aşklarına hayran olduğum, acılarını derinden hissettiğim, beraber güldüğüm ve keyif aldığım bir kurgu oldu. Gözleri ışıl ışıl parlayan iki gencin kendilerini ve aşkı bulmalarının hikayesini sadece gençlerin değil, ruhu genç kalanların da okumasını tavsiye ederim. (=
Etiketler:
2020,
artemis,
OKUDUM,
Önerdiklerim,
T.Y.Mazer,
TAVSİYE ETTİKLERİM
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





