PATRON || YORUM


Chase Parker’la ilk tanıştığımda verdiğim ilk izlenim pek hoş sayılmazdı. Beraber yemeğe çıktığım adamdan beni kurtarması için restoranın tuvalet sırasında telefonla arkadaşımı arıyordum. Telefonda dediklerimi duyduğunda benim adi biri olduğumu söyleyip istememiş olmama rağmen tavsiyede bulunmuştu. Ona çenesini kapamasını söyledikten sonra beraber çıktığım adamın yanına geri dönmüştüm, o da beraber olduğu kadının yanına. Yanımızdan geçerken bana o muhteşem gülümsemelerinden biriyle baktı. Gece boyunca onun oturduğu tarafa kaçamak bakışlar atmaktan kendimi alamadım. Birkaç kez göz göze geldikten sonra beraber olduğu kadınla birlikte masamıza geldi ve eskiden beri tanışıyormuşuz gibi bir hikâye uydurup beni içinde bulunduğum durumdan kurtardı. O yemekten sonra Chase’i çok düşündüm. Bir ay sonra yeni işime başladığımda kendisinin patronum olacağını bilmiyordum tabii…

Kitabı çok sevdim!😍
Cidden! Sadece fiziksel temas unsurları yok kitapta.. Aşk ve tutkunun olduğu kadar arkadaşlık, dostluk ve gerçek sevginin de izleri var. Hayata devam etmenin, birine kalbini açmanın ve onunla sevmeyi yeniden öğrenmenin hikayesi var bu kitapta.. 😊 

Peyton'ın hikayesine üzüldüm. Peyton'a üzüldüğüm gibi Chase de üzüldüm. Her ne kadar ne istediğini bilen bir karakter olsa da içi cam kırıkları ile dolu. 😖 Paramparça. Reese, ise bambaşka bir olay.. Onun da içi cam kırıkları ile dolu. Ve bu iki yaralı insan bir araya gelince birlikte yaralarını sarmayı öğrendi. Ee bize de keyifle okuması kaldı. Cidden bu türe aç kalmışım. İflahım kurumuş. O yüzden Patron çok iyi geldi. 💕 Başta kapak resmini beğenmemiştim ama kitabı okudukça kapak resmi ile uyumlu olduğunu görmüş oldum ve sevdim. 😉 Çok tatlı bir kitaptı. Ve oldukça akıcı o yüzden kısa bir süre de bitti ama tadı damağımda kaldı.. Özellikle Chase'in Reese için "buttercup" dediği sahnelerde eridim. 😍 Kitabın kapağına aldanmayın ve bir şans verin diyorum. Özellikle kitabın son bölümü ayrı bir güzeldi. Böyle kalbimi fethetti.. Son olarak bu türü sevenler için "Patron" da keşfedilmesi gereken kitaplardan biri.. 😊
Pinterest shareGoogle Plus share

Sığ Sularda Kaybolan || YORUM


Derin Tutku’nun nefes nefese hikâyesi Sığ Sularda Kaybolan’la devam ediyor.
Büyük aşklar sığ sularda boğulabilir mi?
Charley, Edinburgh Üniversitesi’ndeki ikinci yılına bambaşkabiri olmuş halde döner. Birkaç ay içinde yasadıkları yüzündenkendi hayallerinin pesine düşmek yerine, ailesinin isteklerinigerçekleştirmeyi seçmiştir.
Ya Jake’le olan ilişkisi? Uzun zamandır diri tutmaya çalıştıkları, bunun için türlü mücadeleye katlandıkları bu ask da başkalarının beklentilerine kurban mı gidecektir?

Hiç bitmeyecek gibiydi! 😒

Cidden! Bu kitabı Samantha yazmış olamaz.🙄 Çünkü zorla yazılmış gibiydi.. Kitapta o kadar çok olay oldu ki okurken başım döndü.

İlk kitabı sevmiştim ama ikinci kitap olmamış. Bence tek kitap ile sınırlı kalabilirdi. Zira, ilk kitapta sevdiğim karakterleri sevmez oldum.

Beni çileden çıkaran, sinir eden şeyler oldu ve okumak benim için bir işkenceye dönüştü.

Okurken keyif alamadım maalesef.. Bitirmek için okudum.. Bazı kısımları gözlerimi devirerek okudum.

Kaldı ki karakterler bana göre aptalca davranışlarda bulundular. 
Dediğim gibi kitabı sevemedim ve tek kitap ile sınırlı kalmalıydı..
Pinterest shareGoogle Plus share

En Karanlık Gece || YORUM

Vay canına! 😍 
Çok güzeldi. 😍 
Bu kadar seveceğimi düşünmemiştim. 
Hele o son sahnede Ashlyn'in yaptığı fedakarlık beni benden aldı. ❤
Aşk insana neler yaptırıyor bir kez daha görmüş olduk. 
Maddox'un, Ashlyn'e olan bağlılığı aynı şekilde Ashlyn'in, Maddox'a olan bağlılığı çok güzeldi, çok duygu yüklüydü.
Diğer karakterleri de sevdim. Özellikle Torin, Reyes ve Paris 😍 Sizi bir an önce okumak istiyorum bebekler.. 😍 Ashlyn'e bazı kısımlarda "çok safsın be kızım" dediğim yerler oldu. Yani, cidden! 😂 Kitap çok akıcıydı ki bunda yazarın kaleminin etkisi büyük.. Okurken sıkılmadığım ve bir sonraki sayfaya geçmek için sabırsızlandığım bir kitap oldu. Eğer fantastik ile harmanlanmış aşk, arkadaşlık ve fedakarlık içeren kurgular okumaktan hoşlanıyorsanız bir şans verebilirsiniz. 😊 😇
Pinterest shareGoogle Plus share

Yetim Kraliçe || YORUM



Öncelikle "I hate you, Tobiah!" 😒

Bu söz kitap boyunca @otakukutuphanesi ile mottomuz oldu.

Spoiler olacağından dolayı ser verip sır vermiyorum ama okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Kitap epik fantastik olduğu için başta tereddütlüydüm. Çünkü pek okuduğum bir tür değildi.

Fakat yazarın diğer serisini sevdiğim için yeni serisine de şans vermek istedim.

Sıkıldığım, kızdığım,öfkelendiğim kısımlar ve karakterler olsa da kitabı genel olarak sevdim.

Özellikle Wilhelmina'nın vatanını geri almak için verdiği mücadeleye hayran kaldım.

Wil'in başına kitap boyunca o kadar çok şey geldi ki onu koruyup kollama ihtiyacı ile dolup, taştım.

Wil, kendinden başka güvenecek kimsesi olmayan yalnız bir karakter.

Ama buna rağmen verdiği mücadele, yapmak zorunda oldukları ile gönlümü fethetti.

Ve kitap boyunca herkesten şüphelendiğim de bir gerçek..Wil, dışında hiç bir karakter bende güven oluşturmadı.

Vatanı uğruna göze aldıkları ve mücadelesi ile gönlümü fethettiği için Wilhelmina, en sevdiğim karakter oldu.

Yazar, kitap boyunca ince eleyip sık dokumuş. Kitabı okurken "bir hareket, bir numara olmayacak mı?" diye bekliyorsunuz.

Ama yazar her şeyi sona saklamış. Ki yazarın bu düşüncesini de takdir etti. Sizi yavaş yavaş içine çeken bir kalemi var.

Yazarın kurguladığı dünyayı sevdim. Karakterlerindeki kararlılığı sevdim. 
Kitabı bitirdim bitirmesine ama üzerinden bir kaç gün geçmesine rağmen hala aklımda. 
Bir türlü aklımdan çıkaramıyorum ki bu konu da yalnız değilim. (@otakukutuphanesi de öyle) 
@otakukutuphanesi ile devam kitabı için sabırsızlanıyoruz. Umarım yayınevi 2.kitap için bizi fazla bekletmez. 😇

Son olarak epik fantastik türünü seviyorsanız "Yetim Kraliçe'ye de bir şans vermelisiniz. 😄
Pinterest shareGoogle Plus share

Bodyguard || YORUM


"Bu bir erkek giysisine benziyor."
"Hayır, benzemiyor."
"Omuzlarında vatka mı var? Hangi yıldan kalmış?"
"Sanırım etek giymem gerektiğini düşünüyorsun."
"Etekle sorunun nedir? Güzel bacaklara sahip olduğuna bahse girerim. Bugün saçlarını açık bırakmışsın"
"Senin yüzünden değil."
"Bunu kendi kendine söylemeye devam et."
"Saçlarımı açık bırakmamın tek nedeni dün gece uyurken odama birinin gelip saç tokalarımı ve bantlarımı almış olması."
Chandler gülmemek için kendini zor tutarak gözlerini açtı "Gerçekten mi?"
Alana burnundan soluyarak o korkunç siyah takımı askıya bıraktı."Sanırım evinde lastik bantlara düşkün küçük bir yaratık var. Çünkü çantamdan onlarda yok olmuştu."
Chandler artık dayanamadı ve gülmeye başladı.
(Syf;96-97)

* * * * * * * * * * * * * * * * * * 


Çoook güzeldi! ♥️
Seri de en sevdiğim kitaptı diyebilirim. (Gerçi ikinci kitap da güzeldi) :D 
Bende bir bodyguard istiyorum! Mümkünse Chandler olsun! ♥️
Jennifer, seriyi çok güzel bir kitapla noktalamış, resmen veda etmek istemedim.
Kitap bitsin istemedim. Alana ve Chandler.. Karakterler çok tatlıydı..♥️
Chandler, Alana'nın kendini keşfetmesini sağladı. Helal olsun! :D 
Sahiplenici, hazır cevap ve ne istediğini bilen karakterleri seviyorum.
Ehh, bodyguard da bunlar bolca var. İkili arasındaki bazı diyalogları kahkaha atarak okudum.
Cidden! Bazı sahneler çok komikti özellikle karakterlerin laf dalaşına girmeleri ve hazır cevap olmaları beni güldürdü. Keyifli ve güzel bir kitaptı. Akıcı bir dili olduğunu söylememe gerek yok sanırım. ;) 
Beni tanıyorsanız yazarı ne kadar sevdiğimi bilirsiniz. Bodyguard'ı da sevdim! ♥️
Eğer bu türü okumayı seviyorsanız kesinlikle bir şans vermelisiniz. (= 
Pinterest shareGoogle Plus share
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI