Kitap Hırsızı / YORUM

 
Bir ay gibi bir süredir elimde süründü bu kitap. Bunun üzerine iki, üç kitap daha okudum ben ama baktım olmuyor bir ara yarım bıraktım, sonra tekrar başladım ve inat edip en sonunda bitirdim. (Kitap yarım bırakma gibi bir huyum yok maalesef.)
 
Kitap ilerledikçe güzelleşir diye bekledim ama beklediğimi bulamadım. Son bölümler hariç beni etkileyen bölümler olmadı. Benim için "yılın beklenen kitabı" kategorisine girmiyor. Yani abartıldığını düşünüyorum biraz. Bir de fazla uzatıldığını düşünüyorum. 574 bilmem kaç sayfa fazla bence. Her neyse..
 
Bu tarz kitaplar bana hitap etmediği için okurken sıkıldım açıkçası ama sonunda bitirdim. Filmini henüz izlemedim ama izlemeyi düşünüyorum. Bu kitabı okuyup da farklı düşünenler var mı merak ediyorum.
 
Kitabın içinden görüntüler;
 
 
Beni sarmaması ve okurken sıkılmamdan dolayı bu kitaba vereceğim puan;
 
Pinterest shareGoogle Plus share

Book Challenge Tag

 
Kristal Kitap beni mimlemiş. O yüzden bu postu yazmamak olmazdı. Ama bu postun bir gıcıklığı var 20 kişiyi mimlemek gerekiyor. 20 kişiye tamamlayacağım diye ne kadar uğraştım. Neyse soru ve cevaplarımıza geçelim;
 
* * *
 
1) İlk Hayranlığım; Bu o kadar gıcık bir soru ki-bana göre- ama şöyle diyecek olursak; kitaplara başlama sebebim Ömer Seyfettin hikayeleri ile oldu. Tabi buna ilk hayranlığım diyemem. Beni okumaya teşvik etti diyebilirim sadece. Ama çocuk kalbini hiç unutmam nedense.
 
 
2) Favori Serim; En sevdiğim soru bu :D O kadar çok sevdiğim seri var ki.. Ama şunlar -bitanedir!- ; Melez Sözleşmeleri Serisi, Lux Serisi, Hush Hush Serisi ve Rizzoli&Isles Serisi.
 

3) Favori Kitabım; Aynı Yıldızın Altında(John Green), Gül ve Avcı(Asude). John Green'in üslubuna hayranım zaten. Asude'de Türk Yazarlardan gönlümde taht kurmuş durumda. O yüzden bu ikisinin yeri ayrı.
 
 
4) Favori Erkek Karakterim; Tartışmasız Daemon Black diyorum. Onun o korumacı ve aşık halleri bitiriyor beni. Çok seviyorum bu karakteri. (Herkse bir Daemon lazım bence :D)
 
 
5) Favori Bayan Karakterim; Rizzoli&Isles serisinin başarılı ve zeki iki kadın karakteri; Jane ve Maura. En sevdiğim ikililerden biri. Hem başarılı hem de zekiler, daha ne olsun ;)
 
 
6) Favori Okuma Saatim; Aslında fırsat buldukça günün her saatinde okuyorum ama özellikle gece her taraf sessizken okumayı daha çok seviyorum. İnsan huzur buluyor.
 
 
Ve işte mim'lediklerimin listesi;
 
Pinterest shareGoogle Plus share

Hep Seni Bekledim / ALINTILAR



"Benimle çıkar mısın?" diye sordu, parmaklarıyla ıslak saçlarını yüzünden kaldırıp geriye atarak.
"Hayır," diye fısıldadım.
Sonra o gamze yanağında belirdi ve bende tutmakta olduğum nefesimi bıraktım. Cam merdivenlere yöneldi. "Her zaman yarın vardır."
Peşinden ilerledim. "Yarın hiçbir şeyi değiştirmeyecek."
"Göreceğiz."
"Görülecek hiçbir şey yok. Vaktini boşa harcıyorsun."
"Sen söz konusu olduğunda, vaktim asla boşa gitmiş sayılmaz," diye yanıtladı.
Arkası bana dönük olduğundan, gülümsememi görmedi. Rahatlamıştım. Isınmıştım. Her şey yeniden normale dönmüştü ve Cam varken, her şey güzel olacaktı.


* * *

Tam arkamı dönmüştüm ki bir şey fark edip durdum. "Cam?"
"Efendim?"
"Kantinde ne işin vardı? Senin normalde bu saatte dersin yok mu?"
Dudaklarının köşeleri yukarı kıvrıldı ve o lanet gamze yanağında belirdi. Öyle gülümsediği zaman göğsümün içinde bir balon şişirilmiş gibi hissediyordum. "Evet, normalde şu an derste olmam gerekirdi," dedi. Gözleri güneşin altında muazzam bir maviye dönmüştü. "Ama ben seni görmek istedim."


* * *

Cam başını öne eğdi ve dudakları kulağıma sürterken konuşmaya başlayarak boynumdan aşağı beni ürperten titremeler inmesine neden olmuştu. "Sen hiçbir zaman bana yük olmazsın."

* * *

Sonra beni öptü; çıktığımız gece evden ayrılmadan önceki gece ki gibi öptü. Oksijensiz kalmış bir adamdı anki ve teneffüs edebileceği yegane havası benmişim gibi öptü. Ensemden kavrayan eli beni olduğum yere sabitlemişti. Beni nasıl öptüğünü ifade edebilmemin tek yolu vardı.
Cam beni yiyip bitirmişti.


* * *

"Sen iyi birisin Cam."
"Hayır değilim." Derin bir şekilde nefes verdi ve nefesi yanağımı sıcacık okşadı. "Sadece seninleyken iyiyim."


* * *

Elimi tuttu ve beni ayağa kaldırdı. Kolları belime dolandı ve başını öne eğip de konuştuğunda, dudakları yanağıma sürtüyordu. "Ben seninle ciddi düşünüyorum Avery. Beni gerçekten istiyorsan, al seninim."

* * *

"....ciddi olduğumu bilmeni istiyorum. Sen öylesine takıldığım bir kız değilsin. Yatak arkadaşım da değilsin. Benim için bunlardan çok daha fazlasısın."

* * *

.... aşkın nasıl bir his olduğunu biliyordum artık köpük köpük bir sıcaklıktı.

 * * *

Ellerimi alıp kalbinin tam üstüne yerleştirdi. "Benim umudum var," dedi, gözlerini bir an olsun gözlerimden ayırmadan. "Umudum var çünkü seni seviyorum, ben seni kaç zamandır seviyorum Avery. Muhtemelen bunun farkına bile çok sonraları varmıştım."

* * *

"Bu..bunu anlatacak kelime bulamıyorum." Başını iki yana salladı, gözleri ışıl ışıldı. "İyi misin?"
"Mükemmel," dedim, yüzünü ellerimin arasına alarak. "Mükemmeldin."
Cam ağzını benimkine yaklaştırdı. "Yalnızca seninle birlikte olduğum için."


* * *

Beni öpmesini seviyordum, sanki özümü içiyordu. Beni bir kere öpmeyegörsün, ellerinde eriyordum. O derece güzel öpüyordu.

* * *

Cam'in göğsüne yaslanıp ellerimi yukarı kaldırdım ve yanaklarını ellerimin arasına aldım. Dudaklarını kendime çektim ve onu yumuşakça öptüm. "Teşekkür ederim."
Dudaklarının bir köşesi yukarı doğru kıvrıldı. "Ne için?"
"Beni beklediğin için."

Pinterest shareGoogle Plus share

Hep Seni Bekledim / YORUM

NOT/1: Spoiler İçerir!
 
Hep Seni Bekledim, iki gün gibi kısa bir sürede okundu ve bitti. (Tam 415 Sayfa!)
Ve ilk olarak diyebileceğim şey şu;
Cameron(Cam) Hamilton ve Avery Mongsten çifti... siz nasıl tatlı bir çiftsiniz böyle? Siz nasıl birbirini tamamlayan bir çiftsiniz böyle... Aşklarına hayran kalmadım desem yalan olur :D
Avery, 5 yıl önce yaşadığı kötü deneyimlerinden sonra ailesini ve yaşadığı şehri terk ederek yeni bir kente taşınmıştır. Yeni bir okul ve yeni bir şehrin ona acılarını unutturacağını düşünmektedir ve hiç beklemediği bir anda vazgeçemeyeceği bir adam ile tanışır. (Burada devreye Cam girer.) :D
Avery bir yandan kötü geçmişinden kaçmakta bir yandan da Cam'in büyüsüne kapılmaktadır. (Yani kim istemez ki çikolatalı kurabiye yapmayı bilen ve her pazar yumurta hazırlayan birini. Çok şeker değil mi? :D )
Kitap o kadar sürükleyiciydi ki.. Elimden bırakmadım, bırakamadım. Siz en iyisi oturup okuyun bu kitabı. (=
Kitapta öyle bir karakter var ki... "Jacob".. Ay ben bu çocuğu yerim diye geçiriyor insan içinden (en azından ben öyle düşünüyorum) :D Her ne kadar hayatının erkeği Cam'i Avery'e kaptırmış olsa da şeker gibi çocuk ya :D Onun adının her geçtiği sahnede kendimi gülmekten alamadım. :D
Vee...
Cam'in "Raphael" adında bir kaplumbağası olduğunu biliyor muydunuz? (Nereden bilecekseniz, benim ki de soru işte :D ) Raphael adını duyunca benim alıcılarım hemen ninja kaplumbağalara döndü. Cam'İn Raphael ile olan sahneleri okurken gülümsemekten kendimi alamadım.
Güzeldi, eğlenceliydi...
Avery yeni taşındığı şehir de Brit, Jacob ve Cam ile tanışır ve bir süre hayatının yolunda gittiğini düşünür. Ama aslında öyle değildir. İsimsiz mesajlar ve aramalar onu oldukça rahatsız etmektedir.
Geçmişinden kaçarken bir anda kendini sorgularken bulur ve acılarının üstüne gider. Anne babasıyla ve geçmişiyle yüzleşir. Ve bunu yaptığında artık daha mutludur. Çünkü yanında Cam vardır.
Ve bla bla bla.. aşkları böyle devam eder.. :D
NOT/2: Avery'in annesini ve babasını böyle kafalarından tutup birbirine tokuşturmak istiyorum yani. Öyle böyle değil! (Okuyunca anlarsınız.)
Ve son olarak.. Kitabın kapak resmi idare eder, bence daha iyisi olabilirdi... Bu arada bazı yazım hataları vardı ama o kadar da büyütmemek lazım. Jennifer yine harika bir iş çıkarmış. Devam kitabını sabırsızlıkla bekliyorum.
 
Puanım; Tabi ki de 10 NUMARA 5 YILDIZ (=

 
BU KİTABI OKUYANLARINIZ VAR MI?
Pinterest shareGoogle Plus share

Şahmelek / TANITIM

 
“Elimden gelse hâli hazırda kenetlenmiş ellerimizden güç alıp onu bu evden kaçırırdım. Denizi görebileceğimiz bir yere giderdik belki... Hiç konuşmazdık. Dudaklarımız değil, dokunuşlarımız konuşurdu bizim yerimize... Başımı onun geniş omzuna yaslayıp burnumu boynuma gömerdim. Onun o tatlı kokusunu doya doya içime çekip gözlerimi yumardım. İnanıyorum ki birlikte olsak her şey daha güzel olacaktı. Belki daha kolay...”
 
Ailesi, kız kardeşinin tedavisi için Amerika'ya gittikten sonra Balkanlı Ailesi'nin evinde yaşamaya başlayan İde'nin hayatı, bir gün rüyasında evin oğlu Aslan'ı görmesiyle tamamen değişir. Herkese, her şeye ve özellikle aşka karşı soğuk ve ilgisiz görünen Aslan Balkanlı'ya yavaş yavaş âşık olmaya başlayan İde, tutulmaya başladığı adamın buzlarını eritebilecek midir? Yaralı bir aşkın hayaletiyle boğuşan Aslan ise onun seven bir kadının varlığını kabul edebilecek midir?
 
 
MÜPTELA YAYINLARI
EKİM 2014
496 SAYFA
MERVE AKINCI
 
Yazarın profiline ve diğer kitaplarına ulaşmak için; http://www.wattpad.com/user/mandalinagibi
 
* * *
Bu kitabı siz de benim gibi heyecanla bekliyor musunuz?


Pinterest shareGoogle Plus share
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI