Hep Seni Bekledim / YORUM

NOT/1: Spoiler İçerir!
 
Hep Seni Bekledim, iki gün gibi kısa bir sürede okundu ve bitti. (Tam 415 Sayfa!)
Ve ilk olarak diyebileceğim şey şu;
Cameron(Cam) Hamilton ve Avery Mongsten çifti... siz nasıl tatlı bir çiftsiniz böyle? Siz nasıl birbirini tamamlayan bir çiftsiniz böyle... Aşklarına hayran kalmadım desem yalan olur :D
Avery, 5 yıl önce yaşadığı kötü deneyimlerinden sonra ailesini ve yaşadığı şehri terk ederek yeni bir kente taşınmıştır. Yeni bir okul ve yeni bir şehrin ona acılarını unutturacağını düşünmektedir ve hiç beklemediği bir anda vazgeçemeyeceği bir adam ile tanışır. (Burada devreye Cam girer.) :D
Avery bir yandan kötü geçmişinden kaçmakta bir yandan da Cam'in büyüsüne kapılmaktadır. (Yani kim istemez ki çikolatalı kurabiye yapmayı bilen ve her pazar yumurta hazırlayan birini. Çok şeker değil mi? :D )
Kitap o kadar sürükleyiciydi ki.. Elimden bırakmadım, bırakamadım. Siz en iyisi oturup okuyun bu kitabı. (=
Kitapta öyle bir karakter var ki... "Jacob".. Ay ben bu çocuğu yerim diye geçiriyor insan içinden (en azından ben öyle düşünüyorum) :D Her ne kadar hayatının erkeği Cam'i Avery'e kaptırmış olsa da şeker gibi çocuk ya :D Onun adının her geçtiği sahnede kendimi gülmekten alamadım. :D
Vee...
Cam'in "Raphael" adında bir kaplumbağası olduğunu biliyor muydunuz? (Nereden bilecekseniz, benim ki de soru işte :D ) Raphael adını duyunca benim alıcılarım hemen ninja kaplumbağalara döndü. Cam'İn Raphael ile olan sahneleri okurken gülümsemekten kendimi alamadım.
Güzeldi, eğlenceliydi...
Avery yeni taşındığı şehir de Brit, Jacob ve Cam ile tanışır ve bir süre hayatının yolunda gittiğini düşünür. Ama aslında öyle değildir. İsimsiz mesajlar ve aramalar onu oldukça rahatsız etmektedir.
Geçmişinden kaçarken bir anda kendini sorgularken bulur ve acılarının üstüne gider. Anne babasıyla ve geçmişiyle yüzleşir. Ve bunu yaptığında artık daha mutludur. Çünkü yanında Cam vardır.
Ve bla bla bla.. aşkları böyle devam eder.. :D
NOT/2: Avery'in annesini ve babasını böyle kafalarından tutup birbirine tokuşturmak istiyorum yani. Öyle böyle değil! (Okuyunca anlarsınız.)
Ve son olarak.. Kitabın kapak resmi idare eder, bence daha iyisi olabilirdi... Bu arada bazı yazım hataları vardı ama o kadar da büyütmemek lazım. Jennifer yine harika bir iş çıkarmış. Devam kitabını sabırsızlıkla bekliyorum.
 
Puanım; Tabi ki de 10 NUMARA 5 YILDIZ (=

 
BU KİTABI OKUYANLARINIZ VAR MI?
Pinterest shareGoogle Plus share

Şahmelek / TANITIM

 
“Elimden gelse hâli hazırda kenetlenmiş ellerimizden güç alıp onu bu evden kaçırırdım. Denizi görebileceğimiz bir yere giderdik belki... Hiç konuşmazdık. Dudaklarımız değil, dokunuşlarımız konuşurdu bizim yerimize... Başımı onun geniş omzuna yaslayıp burnumu boynuma gömerdim. Onun o tatlı kokusunu doya doya içime çekip gözlerimi yumardım. İnanıyorum ki birlikte olsak her şey daha güzel olacaktı. Belki daha kolay...”
 
Ailesi, kız kardeşinin tedavisi için Amerika'ya gittikten sonra Balkanlı Ailesi'nin evinde yaşamaya başlayan İde'nin hayatı, bir gün rüyasında evin oğlu Aslan'ı görmesiyle tamamen değişir. Herkese, her şeye ve özellikle aşka karşı soğuk ve ilgisiz görünen Aslan Balkanlı'ya yavaş yavaş âşık olmaya başlayan İde, tutulmaya başladığı adamın buzlarını eritebilecek midir? Yaralı bir aşkın hayaletiyle boğuşan Aslan ise onun seven bir kadının varlığını kabul edebilecek midir?
 
 
MÜPTELA YAYINLARI
EKİM 2014
496 SAYFA
MERVE AKINCI
 
Yazarın profiline ve diğer kitaplarına ulaşmak için; http://www.wattpad.com/user/mandalinagibi
 
* * *
Bu kitabı siz de benim gibi heyecanla bekliyor musunuz?


Pinterest shareGoogle Plus share

The Book Sacrifite Tag

 
 
 
Bir Otakunun Dünyası 'nda gördüğüm bir tag'ı bende yapayım dedim ve işte sonuçlar;
(İsteyen herkes üzerine alınabilir :D)
 

Senaryo 1- Kitapçıda kitap seçtiğinizi düşünün,bir anda bir zombi saldırısıyla karşılaşıyorsunuz ! Etrafınız ordan oraya koşuşan insanlarla dolu,karşılık verebileceğiniz bir silahınız ya da sığınabileceğiniz bir yer yok.Tam o sırada kitapçının sahibi bir duyuruda bulunuyor. Bu zombilerin tek zayıf noktası herkesin bayıldığı ama sizin nefret ettiğiniz bir kitaplar. O yüzden size bunu yaşatan bir kitabı seçmeniz gerek !
Aç Kalbini (Katarina Mazetti) ve Mekanik Kalp (Mathias Malzieu)

Senaryo 2: Bir kuaföre gittiniz ve saçınızı yaptırdınız. Blendax reklamındaki abladan bile güzel ,hacimli saçlarınız var. Derken deli gibi bir yağmur bastırıyor, şiddetleniyor,şiddetleniyor ! Kendinizi korumak için hangi "devam kitabını” feda ederdiniz ?

Erkek Dedikodusu 2: Bu Gece Hiç Bitmesin

Senaryo 3: Edebiyat dersinde hocanız klasiklerin ne kadar önemli olduğundan,dünyayı nasıl değiştirdiğinden bahsediyor. Ama siz bu konuşmaya katlanamıyorsunuz ve hayatınızda okuduğunzu en tiksinç klasiği hocanızın kafasına fırlatıp,gururla bunun nedenlerini açıklıyorsunuz.

Eskici Ve Oğulları - Orhan Kemal

Senaryo 4 : Küresel ısınmanın dünyanın anasını ağlattığı bir dünya düşünün.İnanılmaz sıcak ya da inanılmaz soğuk hava koşullarıyla yaşıyorsunuz. Eskimo ceketinizi giyip ısınmak için gayret ediyorsunuz. Isınmak için hangi kitabınızı yakardınız ?

P.C. Cast - Lanetli
Pinterest shareGoogle Plus share

Senden Önce Ben / Yorum ve Alıntılar

 
Birbirlerine aşktan başka verecek hiçbir şeyleri yoktu...

Yaşamın ince detayları Lou'dan sorulur. Otobüs durağıyla ev arasında kaç adım var? Çalıştığı kafeye gelip gidenler nasıl bir hayat yaşıyor? Parlak yeşil elbisenin altına ne renk külotlu çorap giyilir? Onda bu soruların hepsinin cevabı var. Kolayca mutlu olabildiği küçücük dünyasında bilmediği tek şey hayatın çok daha karmaşık soru ve cevaplarla dolu olduğu...

Geçirdiği motosiklet kazasıyla hayatı altüst olan Will uzun süredir karmaşık sorularla meşgul. Bu hayatta diğer insanları mutlu eden küçük şeyler ona biraz olsun keyif vermiyor. Çevresindeki tüm renkler birden griye dönmüş ve böyle bir umutsuzluk içindeyken yapabileceği tek şeyin hayatını sonlandırmak olduğunu düşünüyor.

Peki, asık suratlı, aksi ve geçimsiz Will, Lou'nun rengârenk yaşamıyla karşılaşırsa neler olur?

Mucizelere inanmıyorsanız durup bir kez daha düşünün...
 
* * *
Puanım; 3,5
Kitap bitti ama kendimi biraz garip hissediyorum. Tamam öyle abarttıkları kadar salya sümük ağlamadım ama duygulanmadım da desem yalan olur. Bana biraz Aynı Yıldızın Altında'yı hatırlattı. Yani sonları benziyor ama güzeldi. Başta o kadar sıkıldım ki neredeyse kitabı bırakacaktım ama son bir gayret edip kitabın başına oturdum ve bir baktım ki bitmiş. Yazar hiç beklenmedik bir sonla bitirmiş kitabı. Yani insan okudukça içinde hep bir umut taşıyor ama kitabın sonunda Will'in ölümü bütün umutlarımızı yerle bir ediyor diyebilirim. Will her ne kadar g*tün teki olsa da(Lou'ya selamlar :D) onun o sivri diline hayran kaldım. 
 
   "Sakin Son Bölümleri Otobüste Giderken Okumayın. Ağlamamak için kendinizi tutmaya çalışırken bir enkaza dönüşebilirsiniz."  (Bu yoruma katılmadığımız belirtmek istiyorum. O kadar da abarttıkları gibi değil.)
 
Beklenmedik sonlar ve umut ışığınızın hiç sönmesini istemiyorsanız bu kitaba göz atmanızı tavsiye ederim. Ben başkaları gibi salya sümük ağlayacaksınız, peçeteleriniz yanınızda olsun demiyorum. ;)) Okuyun ve kendiniz görün diyorum.
 
* * *
A  L  I  N  T  I  L  A  R



 
 
Pinterest shareGoogle Plus share

Ağustos - Eylül Ayları Okuma Raporu / 2014

(Senden Önce Ben yorumu eklenecek!)
 
WATTPAD'DEN OKUDUKLARIM;

İki ayda toplam 26 kitap okundu.
Siz neler okudunuz?
Pinterest shareGoogle Plus share
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI