Anılar Ağacı || Kitap Tanıtımı



1945 yılı. Malatya’nın Darende ilçesi. Dönemin en nüfuzlu ve kalabalık ailesi, Köroğlu Ailesi.

Ailenin reisi Acar Köroğlu, dört çocuk babasıdır. Dördü de erkek olan çocukları büyüyüp evlenirler ancak hiçbirinin oğlu olmaz. Acar Köroğlu, erkek torun hasretiyle yanıp tutuşsa da, kız torunlarına da gözü gibi bakan bir dededir.

En büyük oğlu İlbars’tan olma torunu Ceren evlilik çağına geldiğinde talipler ailenin kapısını aşındırmaya başlarlar. Torununu evlendirme işi Acar Köroğlu’na kalmıştır, çünkü Ceren’in babası başka bir kadın için ailesini terk etmiştir. Hem babasızlıkla hem de babası gittikten sonra hayata küsen annesinin sıkıntılarıyla boğuşan Ceren, onu istemeye gelecek olan Muallim Turan’a kalpten bağlanır. Onu çok sever.

Turan da geçmişinde yaşadığı onca felaketten sonra ilk kez kendini yeniden mutlu hissetmiş, Ceren’e tüm varlığıyla bağlanmıştır. Ancak bu iki gencin bir araya gelmesini istemeyenler de vardır.

Hem Köroğlu ailesini hem de Muallim Turan’la Ceren’i büyük sınavlar beklemektedir. Umutları bir ağaç gibi köklerini toprağa salarken, hayat onların mutlu günlerini eski birer anı olmaktan kurtaracak mıdır?

Yayınevi: Nemesis Kitap
Barkod: 9786059545013
Eser Adı: Anılar Ağacı
Yazar: Naşide Gökbudak
Türü: Türk Edebiyatı
Yayına Hazırlayan: Hasret Parlak Torun
Kapak Tasarım ve Uygulama: Başak Yaman Eroğlu
Kâğıt Kalitesi: 3. HAMUR 60 Gr.
Sayfa Sayısı: 456
Ebat: 13,5*19
Baskı Yılı: Kasım 2016 (1.Basım)
Fiyatı: 25 TL
Pinterest shareGoogle Plus share

Yaz Tatilinde Okuduğum Kitaplar


Aslında bu yazıyı Instagram hesabımda paylaşmıştım. Ama burada da paylaşmak istedim. Geç de olsa.. 

* * *

Yaz tatilinde okuduğum kitapları paylaşmaya geldim. Yalnız Dünyanın En Şanslı Kızı bu listeye dahil değil. Ona başlamıştım aslında ama beni pek sarmadığı için yarım bıraktım. Bu resmi önceden çektiğim için bu listede yer alıyor. Yeni resim çekmeye de üşendiğim için bununla idare etmeyi tercih ettim. Bunların dışında dört tane de pdf olarak kitap okudum. Onların yorumlarına profilimden ulaşabilirsiniz. Wattpad den de okuduğum kitaplar var fakat onları paylaşma gereği duymadım. (Üşendi) 😛

Sonuç olarak toplamda 18 kitapla yazı kapatmış bulunuyorum. Benim için az bir sayı. Ama hiç yoktan iyidir tabi. Gelecek yaz daha fazla kitap okumak dileğiyle diyor ve yeni yazılarımda görüşmek üzere bu postu buraya bırakıp kaçıyorum. 😊
Pinterest shareGoogle Plus share

Kuzey Masalı || YORUM



Kitabın son sayfasını kapadığımda yüzümdeki aptalca sırıtışı engelleyemediğimi söyleyebilirim. İlk başlarda kitabın kurgusu ve anlatımı çok hoşuma gitti. Ajanlar, teknoloji ve gizem ilgi mi çekti. Beni rahatsız eden durumlarda olmadı değil. Karakterlerin 32-26 yaşında değil de 16-17 yaşlarında olduğu hissini verdi bazı kısımlar bana. Karakterlerin yaptığı şeyler, davranışları, aralarındaki diyaloglar bana çocukça geldi. Ben daha olgun davranışlar sergilemelerini bekliyordum. Gerçi iki karakter de çılgın olunca bu pek de mümkün değil. Bazı sahneler zorlama gibiydi. Hani olmasa da olurdu. Sanki fazla uzatılmış gibiydi. O kısımlarda sıkıldığımı söyleyebilirim. Ama yine de genel olarak baktığımda kitabı sevdim. Son bölümler çok eğlenceli ve tatlıydı. Zack ve Alex'in hikayesini okumak için sabırsızlanıyorum. Ve son olarak okumayanların bir şans vermeleri gerektiğini düşünüyorum. 😊


''Bir adet Kuzey Karaarslan alabiliyor muyuz?'' 😍


Pinterest shareGoogle Plus share

S*ktir Et Aşkı || YORUM



''Sürekli mutlu olamayacağınız için üzülmeyin. Bu hızlı bir şekilde enkaz gibi hissetmenize neden olacaktır. Eğer hayatlarımız kitap olsaydı, mutlu olduğumuz anlar sadece noktalama işaretleri olurdu.''


S*ktir Et Aşkı; İLİK'ten daha çok sevdiğim bir kitap oldu. İLİK'i bitirmem iki, üç günümü almış olsada S*ktir Et Aşkı dört, beş saat içerisinde bitti. Buradan ne kadar akıcı olduğunu ve kendini okuttuğu, okuyucuyu içine çektiğini söyleyebilirim. 

Karakterler biraz sorunluydu. Della karakterini sevmedim. Kit ve Helena karakterlerinin de sevmediğim yönleri olmadı değil ama onları ayrı olarak düşünmek bile istemediğimi fark ettim.
Yazarın kitabın sonlarında Muslim karakterini harcadığı bir gerçek. 😁 Bir an neler oluyor dediğim oldu. Yani Kit'ten başkasını düşünemiyorum ben Helena için. Hep Kit. 😍

Helena, en yakın arkadaşı Della'nın sevgilisi Kit'e aşık. Helena da Neil ile sevgili. Kit ise Helena'yı seviyor. Karmaşık bir ilişki söz konusu.. Kit'i bazı kısımlarda hiç anlayamadım. Madem seviyorsun neden hala Della'nın yanındasın? Helena'nın aşkı için katlandığı şeyler çok ağırdı be..😢 

Tamam ona da kızdığım sahneler oldu. Yani iki tarafta birbirini bu kadar çok seviyorken savaşmak yerine neden kaçmayı seçtiler anlayamıyorum.. Neyse en sonunda her şey tatlıya bağlandı en azından. 😁

Sonunu bayağı merak ediyordum. Çünkü olay içinde olaylar dönüyordu ve nasıl sonuçlanacağını merak etmemek elde değil. Sonlara doğru yazar son dakika golü atacak gibi göründü bir ara gözüme ama neyse ki düşündüğüm şeyler olmadı. 😊

Yazar bence bu türde daha başarılı. Okurken sanki sayfalar su gibi akıp gitti. Sıkmadı. Çevirisi de güzeldi İLİK'e göre bence.. Karakterlerin sevmediğim yönleri olsa da genel olarak kitabı sevdim. Hala şehir dışında olduğum için diğer kitapları yanımda yok. Ama döndüğümde okumak için onları öne çekmeyi düşünüyorum. Ve son olarak tavsiyemdir. 👍
Pinterest shareGoogle Plus share

İLİK || YORUM



İlik bitti ve diyebileceğim tek şey 'vay canına!' Kitabın başlarında sıkıldığımı itiraf etmem gerek. Hatta yarım bırakmayı bile düşündüm. Ama sonra devam etmeye karar verdim. Kitap bir süre benim için 'bitse de gitsek' modada idi.. Bu türe pek yakın değilim o yüzden okumakta zorlandığım oldu. Ama ilerleyen sayfalarda kitap akmaya başladı. Tarryn Fisher'ın kalemi ile ilk defa tanışıyorum ve bu benim için yeni bir deneyim oldu. Neden bu kadar geç okudum bilmiyorum ama diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum.
Olaylar Margo etrafında dönüyor. Onun ağzından okuyoruz hikayeyi. Dediğim gibi başlarda sıkıldığım kısımlar oldu ama sonradan beni çok şaşırtan gerçeklerle karşı karşıya kaldım. Judah konusunda hala şüphelerim var. Benim için tam bir muamma.. 😑

Çeviriden midir yoksa yazarın anlatımından mısır bilmiyorum redaksiyonel yönde hatalar vardı. Okurken kitaba yoğunlaşmamı zotlaştırdı diyebilirim. Şimdiki zamanla anlatılıyor ve ben bu zamanla anlatılmış kitapları pek sevemiyorum. Ama yinede bir yerden sonra kurgunun içine girince o kadar göze batmıyor bu durum. Sadece belirtmek istedim. 

Kapak resmi ise beni benden alıyor. Sizce de çok yaratıcı değil mi? 😍 Yazarın kendine has bir tarzı var ve farkında olmadan sizi kendisine hayran bırakıyor. Kurgusu zekice düşünülmüş ve işlenmiş. Tarryn Fisher'dan da farklı bir şey beklenmezdi. Beğenmediğim yönleri olduğu kadar beğendiğim yönleri de oldu. Beğendiğim yönleri daha ön planda. Beni şaşırtmakla kalmadı afallattı. Bu da bir adım önde olmasını sağlıyor. Daha fazla uzatmak istemiyorum. Yazarı seviyorsanız ve henüz bu kitabını okumadıysanız en kısa süre de temin edip okumanızı öneririm. 😊
Pinterest shareGoogle Plus share
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI