Tuğba Y. Mazer || Yazar Röportajı


1. Öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkürler. Klasik bir soru ile başlayalım. T. Y. Mazer kimdir? Kendinizden kısaca bahseder misiniz? 
Rica ederim, ben teşekkür ederim. 😊 Adım Tuğba, 87 doğumluyum evli ve bir canavar annesiyim. Şu an bir yandan çalışmakta bir yandan yüksek lisans yapmakta bir yandan da yazarlık yapmaktayım. Havacılık sektöründe Pazarlama biriminde çalışıyorum. İşimi çok seviyor olsam da, gerçek aşkım hayal etmek kurgulamak ve yazmak. 😊
2. Yazarlık serüveniniz nasıl başladı? 
Hayatım boyunca çok kitap okuyan bir insan oldum. Klasiklerden başlayıp, kurgu romanlarıyla devam ettim. Bir süre sonra çok fazla fikrim olduğunu düşünüp “ben neden yazmıyorum” dedim. Tabi ilkokul, ortaokul, lise boyunca şiir, kompozisyon yarışmalarına katılmış ödüller almıştım. Sonra lise, üniversite sınavları derken yazmayı hep erteledim. İlk kurgumu üniversite sonda yazmaya başladım.
3. Wattpad'i nasıl keşfettiniz? Wattpad de sizi hikayelerinizi paylaşmaya iten etken ne oldu?
Kardeşim ücretsiz hikaye okunan bir site olduğunu söylemişti. Tabi o zaman ben o kadar yoğunum ki, uygulamayı indirsem de 5-6 ay kullanmadım. Sonra bir gün hasta oldum ve can sıkıntısından Wattpad’i kurcalamaya başladım. Baktım ki hikaye yazıp paylaşabiliyorsun, ben de denemek istedim. 😊
4. Lacivert hikayesi nasıl ortaya çıktı?
Lacivert’i yazmaya başlarken aklımdaki tek detay evden kaçan genç bir kızı konu almaktı. Ama bu kaçış dramatik değil de heyecanlı olsun istedim. Sonra onun karşılaşacağı karakter de öyle özel olsun ki, okurken büyülenelim istedim. Bu yüzden de bilimkurguyu kullanarak James Hunter’ı mükemmelleştirdim. 😇
5. Yayınevlerine yazdıklarınızı gönderiyor muydunuz? Yoksa yayınevi mi sizi keşfetti?
Ephesus’dan başka bir yayınevine göndermedim. Açıkçası hemen kitaplaşsın da istemiyordum. Ama sonra bir şans oldu ve yayınevi sahibim sayın Mustafa Bey ile bir araya geldik, gerisi malum. 😊
6. Kurgularınızı oluştururken hangi aşamalara dikkat ediyorsunuz?
Her ayrıntıya dikkat etmeye çalışıyorum. Özellikle sahnelerin gerçekçi olmasına ve kurgu dışında günlük hayattan bir kesit ise doğru olmasına özen gösteriyorum. Bu da beraberinde uzun araştırmaları getiriyor. Örneğin; bir yaralanma sahnesi sonrası tedavi sürecini mi anlatıyorum, mutlaka bu alanla ilgili birine danışıyorum. 😊
7. Tarzınız dışında farklı bir tür yazmak isteseydiniz bu hangi tür olurdu?
İstediğim her tarzda yazıyorum sanırım. 😊
8. Can Yaman ile olan serüveniniz nasıl başladı? Kitabın tasarım aşamasında neler yaşandı? Kapakta Can Yaman'ın yer almasıyla ilgili neler hissettiniz?
Lacivert nam-ı diğer James Hunter benim için çok özel. Açıkçası kitap kapağında onun olmasını istedim ve bu figürün de öylece bir stok fotoğrafı olmasını istemiyordum. Bu yüzden çok beğendiğim bir oyuncu olan Can Yaman’la iletişime geçtim. Olur da (inşallah ) Lacivert’e bir gün senaryolaşma teklifi gelirse de böylece en başından beri Can’ı James olarak düşünmüş olur, yine beyaz perdede onu izleriz diye düşündüm. 
9. Bir gün kitap çıkarma hayalleri olan hikaye yazarlarına söylemek istediğiniz bir şeyler var mı? 
Yazmaktan vazgeçmesinler ve en önemlisi acele etmesinler. Efsane olmuş diye düşündükleri hikaye belki de a
slında yazmak istedikleri gibi değildir. Şahsen benim ilk yazdığım hikaye ağır romantizm barındırıyordu. Ama sonra Lacivert ile kendimi buldum Bir de çook araştırarak yazsınlar, kolaya kaçmasınlar. 😉
10. Son olarak okuyucularınıza neler söylemek istersiniz?
Onları çok seviyorum. Yazdıklarımın ruhunu anlayan beğenen, beğenmeyen herkese sonsuz teşekkürler. Onlardan daha değerli hiç bir şey yok. ❤️
Pinterest shareGoogle Plus share

Kitap Alışverişi#11



Uzun bir aradan sonra herkese merhaba 👋 
Alışveriş yazısı ile geldim. @bsraynk17 ile yaptığımız takas sonucu kitaplığıma giren güzellikler. 😍 Kendisi ile 11 tane kitap takası yaptık. 😊 Duman ve Kemiğin Kızı'nı çok önceden okumuştum. Sanırım o zamanlar ikinci ve üçüncü kitap yoktu daha ortalarda. İlk kitabı sevdim diye hatırlıyorum ama yeniden okuyacağım çünkü her şeyi unutmuş gibiyim. Ne zaman okurum bilmiyorum ama seriyi tamamladığım için mutluyum. 



Asi Yürek, Kan Kırmızı Yol, Cadı Avcısı ve Kral Katili çok merak ettiğim kitaplardandı. Sonunda kitaplığıma eklendi. @bsraynk17 sayesinde. 😊 Ne zaman okurum bilmiyorum ama olsundu. 


Bu seri Ephesus'un eski serilerinden biri. Romantik Komedi tadında. Tabi yine ne zaman okuyacağımı bilmediğim bir seri. Okul, sınav ve staj ile boğuşurken pek vakit bulacağımı sanmıyorum ama olsundu. 😁 Elbet bir gün okunur. Ve kitaplar tabi ki yine @bsraynk17 ile yaptığımız takas sonucu kitaplığıma eklendi. 😊 



Her ne kadar kitap okuyamasam da bu yeni kitaplar almama engel değil. Aklımda duracağına kitaplığımda dursun mantığı ile hareket ediyorum. 😁 Elbet bir gün okurum. Yalnız okunacak kitap sayısı 250'yi buldu. 😮 Kitap alma hızım kitap okuma hızımdan daha gelişmiş olduğu için okunacak listesi böyle uzayıp gidiyor. 😜 Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu ve Bir Kadının Yaşamından 24 Saat kitapları hakkında olumlu yorumlar okudum, bu da kitapları merak etmemi sağladı. Kitap yurdu sitesinden de almadan duramadım. Gerçi alalı çok oluyor ama olsun. Juliet Paramparça ise @bsraynk17 ile yaptığımız takas sonucu kitaplığıma eklendi. 😊 İlk kitabı sevdim mi sevmedim mi tam hatırlamıyorum ama ikinci kitabı okumasam olmaz. Çünkü serileri yarım bırakmayı sevmiyorum. 😑 



Ada Sırlar Çözülüyor ve Bir Sonraki Hayatımız ukitapta yaptığım takas sonucu kitaplığıma eklendi. Kore'deki Çatı Katımdan Sesleniyorum ise @ozudeiyiinsan ile yaptığımız takas sonucu kitaplığıma eklendi. 😍 😊 Hepsi de merak ettiğim kitaplar. Ne zaman okurum bilinmez ama olsundu, kitaplıkta dursun. 😊 CNR Kitap Fuarına gitmeden bir çok eksiğimi tamamlamış oldum böylece. 😊 Ve son olarak ukitap kitap takas ve satış sitesine biz göz atmanızı öneririm. 😇


Yeni yazılarımda görüşmek dileğiyle..
Instagram hesabımda daha aktifim.
Gelişmelerden haberdar olmak için; TIK TIK!
Pinterest shareGoogle Plus share

Pollyanna || YORUM


Merhaba!
Yeni bir yorumla karşınızdayım.

"Seni mutlu edecek şeylerin peşinden koşarsan, geri kalan her şeyi unutursun."

Başlarda Pollyanna'nın teyzesi Polly'e gıcık olduğumu söylemeden geçemeyeceğim. Pollyanna'ya karşı sert ve sıkıcı bir tutum beslemesi beni gıcık etmedi değil. Ama sonra Polly Teyzenin bu tavrının değiştiğini görüyoruz. Her şey Pollyanna'nın babasının ölümü ve teyzesinin evine taşınması ile başlıyor. Pollyanna'nın babası bir papaz. Babası ölünce bir süre Kadınlar Derneğinde kalmış ama sonra teyzenin yanına taşınıyor ve asıl macera o zaman başlıyor. Babası Pollyanna'ya "mutluluk oyununu" öğretmiş ve Pollyanna bizim en kötü diye nitelendirebileceğimiz durum ve olaylarda bile mutlu olacak bir yan buluyor. Bu tavrından dolayı garip bir çocuk olarak anılsa da herkes zamanla ona alışıyor, onu seviyor ve onun mutluluk oyununa dahil oluyor. 

Kitap bana kendimce dersler çıkarmam da yardımcı oldu. Elimizdekilerin kıymetini bilmemiz gerektiğini, beterin beteri olduğunu ve hemen umutsuzluğa kapılmamayı gösterdi. Aslında bunlar hepimizin bildiği şeyler ama Pollyanna bana bir kez daha hatırlattı. Bu küçücük öykü bana çok güzel duygular hissettirdi. Hatta bazı kısımlarda duygulanmadım dersem yalan olur. Özellikle Pollyanna'nın başına gelen acı olay yüreği dağladı dersem yalan söylemiş olmam. Böyle bir şeyin sizin veya sevdiğiniz birinin başına geldiğini düşündüğünüzde insan ister istemez etkileniyor. Ama dediğim gibi Pollyanna en kötü durumlarda bile mutlu olacak bir yan bulduğu için bu "kötü" olayı da güzel bir şekilde atlattı ve sonunda kitaptaki herkes Pollyanna'nın "mutluluk oyunu" sayesinde, sihirli bir değnek gibi mutluluğu yakaladı.

Pollyanna, her nek adar çocuk kitabı gibi görünse de bence öyle değil. Her yaştan insanın okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Çünkü kendimizce çıkaracağımız dersler olacağını düşünüyorum. Kendi adıma umutsuzluğa düştüğüm her an aklıma Pollyanna gelecek. Ve bu bana vazgeçmemem gerektiğini hatırlatacak. Ve son olarak elimizdekilerin kıymetini bilmeliyiz arkadaşlar. Bu kitap bana bunu bir kez daha hatırlattı. Arkadya Yayınlarına bizi bu kitapla buluşturduğu için teşekkürler. Ayrıca kitabın baskısına bayıldım! Kapağı, cildi kadifeden. Ve bu sürekli dokunma eylemi içerisinde olmanıza neden oluyor. Eğer sizi çocukluğunuza götürecek aynı zamanda geriye fırlatılmış düşüncelerinizi yeniden gün yüzünü çıkartacak ve size farkındalık kazandıracak bir kitap arıyorsanız Pollyanna'ya bir şans verebilirsiniz. (=
Pinterest shareGoogle Plus share

Kalbimin Peşinde || TANITIM



Doğduğunuz andan itibaren kimleri takip etmediniz ki… Anneniz, babanız, öğretmeniniz, arkadaşlarınız belki de eşiniz… Peki, ya kalbiniz?

Gönül İşi Gönüllüleri’nin kendi halinde üyesi Evelyn Brandt, kocası Christopher’ın onun için uygun gördüğü role bürünerek yaldızlarla süslü hayatını yaşamaya devam etmektedir. Ta ki günün birinde kapısı hükümet görevlileri tarafından çalınana dek. Senatör adayı kocasının görevi kötüye kullanma suçuyla tutuklanmasının ardından, Evelyn için her şey değişir ve dünyası bir anda tepe taklak olur. Çünkü kocasının sakladığı sırlar yalnızca bununla sınırlı değildir.

Çok geçmeden her şeyini kaybeden Evelyn, uzun zamandır birilerinin ona biçtiği rolleri yaşamakla uğraştığından artık kim olduğunu bile bilmiyordur. Gidecek bir yerinin olmadığı en kötü günlerinde ona yardım eli uzatansa lise yıllarında eski kocasıyla ikisinin en yakın dostu olan Trevor Whitney’dir. Trevor, ona yalnızca kalacak bir ev vermekle kalmaz, aynı zamanda korkmadan kalbinin sesini dinlemesi için de yardımcı olmaya kararlıdır.

Öte yandan unuttuğu bir şey vardır. Kendi kalbinin sesi, asla dile getirmemesi gereken bir gerçeği haykırıyordur. Her şeye rağmen hem kendine hem de Evelyn’e mutluluğa giden yolu gösterebilecek midir?


Medya Cinsi : Ciltsiz
Hamur Tipi : 2. Hamur
İlk Baskı Yılı : 2017
Baskı Sayısı : 1. Baskı
Ebat : 14x21
Sayfa Sayısı : 440
Pinterest shareGoogle Plus share
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI