Denize Karşı || Sinem İşler (Yorum)


"Vazgeçebilenler ve yeniden başlamayı seçenler gün gelir küllerinden yeniden doğarlar. Daha güçlü, daha umutlu!"

Denize Karşı, benim yazarla tanışmama vesile olan kitaptır. Başlarda itiraf etmem gerekirse biraz önyargılıydım. Hatta seveceğimi bile düşünmüyordum. Ama kitap beni ters köşe yaptı. Ve çok sevdim. 

Deniz ve Şahin karakteri ile vermek istediği mesajlar, aynı zamanda alt metinde gözler önüne serdiği toplum eleştirisi ve kadın erkek ilişkilerine dair yaptığı göndermeler ile yazar gerçekleri gözler önüne seriyor. 

Deniz Hemşire, nişanlısı tarafından aldatılınca her şeyi geri de bırakıp Göcek de yeni bir hayata başlıyor. Şahin de karısından boşanmış çocuğuna bakmak için elinden geleni yapan fedakar ve çok iyi bir baba. Aynı zamanda iyi bir insan. 

İki karakterinde net olmasını ve her şeyi açıkça konuşmaları, birbirlerine önce saygı duymaları kitabı sevme nedenlerimden biri.. 

Deniz, ailesi tarafından sevgi görmemiş ve bunun eksikliği ile büyümüş yaralı bir çocuk. Bu noktada eksikliğini Şahin ve oğlu Murat sayesinde gideriyor. 

Yazar, karakterlerin gelişimini basamak basamak işleyerek güzel bir sonuca bağlıyor. Bazı sahnelerde o kadar etkilendim ki gözlerim dolu dolu oldu. 

Yazarın duyguları yansıtmada oldukça etkileyici bir kalemi var. Kaldı ki kalemi de o kadar akıcı ki başta 100 sayfa okurum diye başladığım kitabı 250 sayfa kadar okuduğumu fark ettim. Alıp götürdü beni. Yüreğime dokunan kısımları söylemiyorum bile. 😍 😢 

Hüzünlü, gerçekçi, sevgi dolu aynı zamanda eğlenceli bir okuma serüveni oldu benim için.. Ve Denize Karşı kitabından sonra Sinem İşler takip edeceğim yazarlar arasına girdi. ❤

Pinterest shareGoogle Plus share

Biz || Selvi Atıcı (Yorum)


Kitabı yüzümde aptal bir sırıtışla okudum ve kitabı bitirdiğim mutluluktan ağlamak istedim. ❤︎ O kadar güzeldi ki.. Okurken alıntı olarak her yeri işaretlemek istedim. (İşaretledim de.) :D 

Çelik Mızrak'ı o kadar uzun zamandır bekliyordum ki ilaç gibi geldi. Çelik'in o yeşilcam filmlerinden fırlamış bir karakter oluşu, konuşması, tarzı, karizması her şeyiyle beni kendine hayran bıraktı. ❤︎ Seveceğimi biliyordum zaten ama okurken gözlerinden kalpler fışkıran emoji şeklini aldım. ❤︎

Çelik'in tam bir beyefendi gibi oluşu o kadar karizmatikti ki.. Böyle hayran hayran okudum. Demir ve Süheyla'yı görmek o kadar iyi geldi ki.. Özlemişim eşek sıpalarını! :D Çiğdem ise yaşadıklarına rağmen o kadar güçlü bir karakter ki başkası olsa sinip kalırdı sanırım. Ama Çiğdem sivri dili, dürütslüğü ve azmi ile gönlümü çaldı. ❤︎

Kitap bunun yanında alt metinde verdiği mesajlar ile de gönlümü çaldı. Şiddet ve evlat edinme konularına da değinerek bizlere o kadar güzel bir mesaj veriyordu ki yazarı öpmek istedim. ❤︎

Canım Selvi!
Canım kitabım!
Canım Çelik!

Dibine kadar fan girl'lüğü yaşıyorum! Aa, dostlar! ❤︎

Kurgusuyla, karakterleriyle kısacası her şeyiyle gönlümü çalan bir kitap oldu. Çelik'in "hanımefendi" deyişi beni benden aldı. Çiğdem ile aralarında olan diyaloglar hem eğlenceli hem de çok güzeldi. Özellikle son kısımda Çelik'in "Siz hanımefendi, kalbimin belasısınız!" dediği yerde ben bittim arkadaşlar, ben öldüm! ❤︎ Bu kadar mı güzel olur, bu kadar mı güzel sever bir insan! ❤︎Daha ne olsun. Alın, okuyun, okutun! ❤︎

Selvi Hatun sen hep yaz, biz hep okuyalım! ❤︎

Pinterest shareGoogle Plus share

Muhalifler || Marissa Meyer (Yorum)



Muhalifler, benim yazarın okuduğum ilk kitabı. Gatlon'da halk Muhalifler ve Anarşistler olarak ikiye ayrılmış durumda. İki grupta da iyiler olduğu kadar kötüler de var. Mesela Anarşistlerden Ingrid 😒 Muhaliflerden Eskiz gibi tatlı karakterler de var. 😍

Okurken hangi grubu sevdiğinize karar veremiyorsunuz. Zira bende öyle oldu. Bir an Anarşist oldum, bir an Muhalif. 😂

Bir de ben en çok Haydut ve Anarşinin Ası'nı merak ediyorum. Ve her şey ikinci kitapta ortaya çıkacak gibi görünüyor. 😏

Özelikle kitabın son bölümü oldukça şaşırtıcıydı. O yüzden ikinci kitap bomba etkisi yaratacak diye düşünüyorum. 😎

Distopya türü pek okumayı tercih ettiğim bir tür değil fakat Muhalifler'i oldukça sevdim. Yazarın kurguladığı dünyayı, oluşturduğu karakterleri, Kabus'un mücadeleci ruhunu ve yazarın kalemini sevdim.

Spoiler olacağından dolayı hissettiklerimi pek ifade edemiyorum ama eğer süper kahramanları hele ki X-Men serisini seviyorsanız kesinlikle bir şans vermelisiniz. 😊
(Ben okurken aklımda hep X-Men serisi canlandı.) 😍

Pinterest shareGoogle Plus share

Ateşle Oynama || Asude (Yorum)



Asude, benim severek okuduğum ve her kitabında kendini geliştiren bir yazar. Özellikle Ateşle Oynama kitabında kendini oldukça geliştirdiğini düşünüyorum.

Hikaye küçük yaşlarda tanışmış iki çocuğun aradan 22 yıl geçtikten sonra tekrar karşılaşması ile başlıyor. Tabi işin içinde bir suç, bir kaçma kovalama macerası da var.

Başlarda Engin'e sinir olsam da, -arkasından az hödük demedim!- Affet! Sonrasında Hare'nin aşkıyla öyle bir hale geldi ki.. Yanıp tutuştu, deli divane oldu adeta.. Özellikle Hare'ye yaptığı itiraftan sonra gönlümü çeldi.

Engin'e bir noktada kızdım. O da Hare'yi annesine karşı ezdimesiydi. Yani kızı koruyup kollamasını, savunmasını isterdim. Engin'in annesi de az şirret değil, canım! Hare yine iyi dayandı. Neyse ki Engin Efendi sonunda doğru yolu buldu.

Hare ve Sare'yi ise böyle bağrıma basmak istiyorum. Hare'nin kardeşinin geleceği için kendi hayallerinden vazgeçmesi çok dokundu bana. Yüce gönüllü bir kardeş ilan ettim kendisini.. Birbirlerine "Sarelle" ve "Kelebek" diye hitap etmeleri ise çok güzeldi. İki kardeşin aralarındaki bağ çok özel ve güzeldi. (Hare'nin dans yeteneğini ie hayran hayran okudum.) Gelelim hikayedeki en sevdiğim karaktere. Doğu! Başta kendisine de hödük falan dedim ama sonradan kendini bir sevdirdi ki.. Görmeniz lazım. Sare'ye dokunacak bir elin, saçının teline zarar verecek herhangi birine dünyayı dar edecek kadar kendini Sare'de kaybeder bir halde buldu.

Ben böyle başlarda hödük olup sonraları aşklarından deli divane olan karakterleri seviyorum. Engin ve Doğu da onlardan biri.. Çiftlerin aralarındaki atışmalar ise tam seyirlikti.. Okurken o kadar keyif aldım ki.. Kitabın dili de oldukça akıcıydı ki bir oturuşta 200 sayfayı devirmişim. -Güya 100 sayfa okuyacaktım.- 😂

Sonuç olarak her bir satırından keyif aldığım arada sinirlenip hüzünlendiğim ama çokça sevdiğim bir kitap oldu Ateşle Oynama.. Şimdi sırada Sezin var. Deli gibi merak etmemek elde değil.. 😍

Pinterest shareGoogle Plus share
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI