Yarasa│Kitap Yorumu



Ahh! Kalbim ağrıyor.. 💔 

Yarasa, darmaduman etti beni.. Selvi Atıcı ne yazsa okurum. Net! 😍 Ama... Kitapta benim için bir kırılma noktası var ve ben bunu aşamıyorum. Yani bu kabullenebileceğim bir şey değil. 

Yarasa'nın yaptığını kabullenemiyorum ama adam şiir gibi konuşuyor ya. 😍 Etkisi altına alıyor insanı. Yarasa gibi bir adamdan beklenmeyecek davranışlar sergiliyor. Hayretler içerisinde kalıyorum. Ben Mavi ile Yarasa'nın aralarındaki aşka aşık oldum. 😍 Aşklarının arasında hiç kapanmayacak bir boşluk -yara- olsa da birbirlerine olan hisleri, tutkuları, birbirleri için yaptıkları hayran olunmayacak gibi değil.. 😍 

Yarasa'nın fotoğraf tutkusu, motosiklete binişi, silahı tutuşu, adamın adımları bile hayran olunacak cinsten.. Her ne kadar yaptığı şeyi unutamasam da keşke hiç olmasaydı derken buluyor insan kendini.. Kitapta çok dokunaklı sahneler vardı ki.. 

Duygulanmamak elde değil.. Selvi hatunun kalemine diyecek yok tabi ki.. Sayfalar yine su gibi aktı gitti.. Eyüp ve Levent karakterlerini de sevdim. ❤ 

Onların sahnelerini okumak eğlenceliydi.. Aşk, tutku, macera, eğlence ve dramı diye bünyesinde barındıran bir kurgusu var. Her sayfada heyecan hissi sizi sararken bir sonraki sayfaya atlamak istiyorsunuz. Aynı zamanda bitmesin istiyorsunuz.. ❤ 

Karakterleri, anlatımı ve kurgusu ile kalbe dokunan, beni darmaduman eden bir serüven oldu benim için.. Selvi hatunun teşekkür yazılarını okurken bile duygulanan bir insanım ben. 😍 

Eğer okumadıysanız kesinlikle bir şans vermelisiniz. 🍀 

Selvi hatunun yeni kurguları ve kitapları için sabırsızlanıyor, heyecanla bekliyorum. ❤
Pinterest shareGoogle Plus share

Dört Kısacık Saniye│Kitap Yorumu


Bu kadın nasıl kitap yazılacağını biliyor. 😍 
Cain, saniyeler içerisinde Charlie'ye aşık oldu. 
Ve saniyeler içerisinde Charlie ellerinin arasından kayıp gitti. Sırra kadem bastı. 
Cain, Charlie'yi bulabilecek mi? 
Onlar için mutlu bir son var mı? 


Charlie bir uyuşturucu teslimatçısı. Cain ise bir kulüp işletmecisi. Charlie yükümlülüklerinden ve geçmişinden, hayatından kaçmak ve kendine yeni bir yaşam kurmak için Miami'ye geliyor. Ve Cain ile bu noktada tanışıyor. Onun kulübünde çalışmaya başlaması ile ikili arasında tutkulu ve tehlikeli bir oyun başlıyor. 😈


Okurken tüm soru işaretlerinin cevabını aldım. Kafamı kurcalayan, aklımda kalan bir şey olmadı. Yalnız çeviri biraz sıkıntılıydı. Yazım dili de bir acayipti, kolay adapte olamadım. Sanırım bu çeviri ya da redaksiyondan kaynaklanıyor. Her cümlede zaman çekimleri değişiyordu. Bu da akışı bozuyor açıkçası.. Ama yazarı sevdiğim için çok da üzerinde durulması gereken bir konu değil. Araya sıkıştırayım dedim. 😄
Cain'e gelelim. O bildiğiniz kulüp işletmecilerinden farklı. Kendini yanında çalıştırdığı elemanları sonuna kadar korumaya adamış biri. Cain'in kankası Nate'i sevdim. Onun da hikayesini okur muyuz ki? 😇 Charlie ve Cain yaşadıklarından dolayı birbirine yakın iki yaralı ruh. İkisi de benzer şeyler yaşamışlar. Charlie ise yaşı ve yaşadıkları göz önüne alınırsa oldukça sağlam, ayakları yere basan ve güçlü bir karakter. Yaşadıklarını, yapmak zorunda olduğu, zorlandığı şeyleri öğrendiğimde, üzülmemek elde değil. 😥
Cain'in o korumacı, alfa tipi karakterini sevdim. Böyle sevdiği için her şeyi yapmaya hazır, gözü kara karakterleri seviyorum. ❤ 


Şimdi böyle anlatınca kurgu sığ ya da yüzeysel görünüyor olabilir. Ama işin içinde çok başka şeyler var. Aile olmanın, dramın, arkadaşlığın, tehlikenin ve aşkın izlerini görüyoruz. Yazar karakterlerin psikolojik tahlillerini ince eleyip sık dokumuş. Yani karakterleri sağlam bir temele oturtmuş. Serinin üçüncü kitabı olmasına rağmen bağımsız olarak da okunabilir. Çok sıkıntı oluşturacağını düşünmüyorum. Çeviri dışında beni çok rahatsız eden bir şey olmadı. Kitabın genelini sevdim. Ki bazı kısımlarda eridim. 😍


Kitabın sonu ise tatmin ediciydi ve dördüncü kitap için sabırsızlanıyorum. 😇 Umarım yayınevi bu konuda bizleri fazla bekletmez. 😉 

Yazarın kalemi ile hala tanışmayan varsa bence bir şansı hak ediyor..🍀
Pinterest shareGoogle Plus share

Ejder Gizemi│Kitap Yorumu



* * * Spoiler İçerir * * * 

Sevdiğim bir yazar ve sevdiğim bir seri.. Serinin ilk kitabını sevmiştim. Ama ne yazık ki aynı şeyi ikinci kitap için söyleyemeyeceğim. Beni hayal kırıklığına uğrattı. Aradığımı bulamadım. Beklentilerimi karşılamadı.. 

Neden derseniz; 
Öncelikle Jacinda'nın yaptığı şey kabul edilebilir bir şey değil bana göre.. Sen Will için ölüp bit, onun uğruna her şeyi feda et. Ama sonra Cassian ile öpüşüp, koklaşmaya başla. Bu hareketi yaparken mantığın seni terk ettiyse, kalbin neredeydi Jacinda? Tamam, yaşadıkları kolay şeyler değil. Sürüden dışlanması, kimseden saygı görmemesi ve bir ucube gibi hissettirilmek, işe yaramaz biri gibi hissettirilmek çok kırıcı. Ama bu yaptığı şeyin doğru olduğunu göstermez. Bilmiyorum ya, bana ters geliyor böyle şeyler.. Birini seversin ve bu ömür boyu gider. Araya üçüncü bir şahıs girmez. Yazar böyle bir sahne yazarak bizleri Cassian&Jacinda&Will üçgenine fırlatıp kaçıyor resmen.. :( 

Jacinda'ya çemkirdikten sonra diğer konulara değinebilirim. Kurgu zayıf kalmış bana göre.. Karakterlerin hiçbirini de sevemedim. Sevdiğim karakterleri de sevmez bir konuma geldim. Serinin ilk kitabını çok uzun zaman önce okumuştum. Belki onun etkisidir bilemiyorum. Belki okumak için bu kadar bekletmeseydim böyle düşünceler içerisinde olmazdım. Ya da yanlış zamanlama.. Bilemiyorum.. :( 

Tamra'nın kitabı olmasına rağmen onun sönük kaldığını söyleyebilirim. Yani pek bir numarası yoktu. Ateş püskürten (Jacinda) ve Gölgelendirici (Tamra) nadir bulunan ejderhalar ama pek bir numaraları yok.. İtilip kakılmaktan başka.. Şöyle güç gösterileri ile bize seyirlik bir keyif sunabilirlerdi.. Ama oldu mu öyle bir şey? Tabiiii ki, hayır! -_-

Erkek karakterler de pek bir sönük.. Şöyle alfa tipi yok. Güç gösterisi, ne istediğini belli eden tavırlar yok.. Onların çocuk olduğunu varsayarsak normal karşılanabilir bu durum.. Ama neysee.. Sevemedim.

Jacinda'ya bazı durumlarda üzüldüm. Cidden! Yaşadıkları kolay şeyler değil sonuçta.. Ama bu karakteri kurtarmaya yetmedi. Dediğim gibi kitabın elle tutulur sevdiğim bir yanı olmadı. 3 puanı da neden, nasıl verdim bilmiyorum ama kıyamadım sanırım. Serinin son kitabı ile bir şans daha vereceğim. Umarım beklentilerimi bir nebze de olsa karşılar. ^_^

NOT: Çok büyük beklentiye girmeden okunabilir.
Pinterest shareGoogle Plus share

Ejderin Arzusu│Kitap Yorumu



🔥 Nolwenn cadısı Talaith öldürülmesine ramak kala Kudretli Briec tarafından kurtarılıyor ve hayatı tam bu noktada değişmeye başlıyor. Briec ise Talaith'i gördüğü ilk andan beri onun olacağını biliyordu. Talaith'ın inadı, huysuzluğu ve cadılığı ile Briec'in kibri ikilinin sürekli tartışmasına neden olurken biz okuyuculara da tam seyirlik bir şölen sunuyor. 😏 Yani onların o hallerini okumak çok keyifliydi. Briec'in Talaith'i sahiplenmesi ve onun için her şeyi yapmaya hazır bir halde oluşu etkilemedi dersem yalan olur. 😁 İkisi de birbirine kök söktürdü.


🔥 Serideki diğer karakterleri yeniden görmek ve onların diyaloglarını okumak keyifliydi. Briec'in tüm ailesini sevdim. Özellikle Gwenvael ve Eibhear'ı.. İkisinin hikayesini çok merak ediyorum. Gwenvael ne çektin bee! 😁 Şamar oğlanına çevirdiler çocuğu.. Yazık! 😂 Eibhear kibarlıktan ölecek. Ama hakkını yemeyeyim, onu da sevdim. ❤


🔥 Okurken kurgunun çok sığ olduğunu düşünebilirsiniz. Ama bölümler ilerledikçe yazar kurgunun içine aşk, sevgi, aile bağları gibi etkenleri ekleyerek kurguya hareket katmış. Eh, bunda yazarın akıcı kaleminin de etkisi var. İşin içinde neler var neler? Sırlar, entrikalar, savaşlar ve Tanrılar.. Daha ne olsun.. Fantastik bir kitapta aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. 😈


🔥 Ejderha konulu şeyler her zaman ilgimi çekmiştir. Ehh, insana dönüşen ejderhalar olur da tadından yenmez miiii? ♥️


🔥 Kurguyu, karakterleri, anlatımı ve diyalogları sevdim. Bir yerden sonra Briec'in "savaşma - seviş" ilkesinden baygınlık gelse de sevdiğim bir kurgu oldu. Bu türü severlerin kaçırmaması gereken bir seri.. 😊


Pinterest shareGoogle Plus share
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI