Hiçliğin Kıyısında || YORUM


Hiçliğin Kıyısında'yı okundu ve bitti. Bu kitabı okumayan bir tek ben kalmıştım sanırım. 😁 

Okuyanların çoğunluğu kitabı beğenmiş bulunmakta. Haliyle büyük bir beklenti içine giriyor insan. Kitabı beğendim mi? Evet. 

Ama sıkıldığım yerler de oldu. Yatak muhabbetleri kitabın amacının dışına çıkmıştı sanki.. Tabi bu ne beklediğinize göre değişir. 

Andrew Parrish çok tatlı bir adam. 💜 Kitapla ilgili en sevdiğim kısım Orfeus ve Eurydike sahnesi. 😍 

Yazarla Katiller Çetesi Sarai kitabıyla tanışmıştım ve beni kendisine çekti. Takip edeceğim yazarlar arasına girdi. 

Yazarın akıcı ve kendini okutan bir dili var. Kitabı genel olarak sevdim ama benim için her şey tek kitap ile bitti. 

Ama tabi ki Sonsuzluğun Kıyısında'yı okuyacağım. Hiçliğin Kıyısında tavsiyemdir. 👍
Pinterest shareGoogle Plus share

Çılgın Aşk || YORUM



Çılgın Aşk beklentilerimi karşılamayan bir kitap oldu. Olaylar çok hızlı gelişti. Geçişler hızlıydı. Tahmin edilebilir bir kitaptı. 

Beni şaşırtan pek bir şey olmadı. Karakterler beklediğim gibi değildi. Bir mafya adamı gibi değillerdi. O izlenimi bırakmadılar üzerimde. 

Kitapta aklımda kalan şeylerden biri -belki de tek şey- Demir'in Ecrin'e anonim olarak papatya göndermesiydi. Orada çok tatlı buldum. 

Onun dışında beni pek tatmin etmedi. Tabi bu bakış açısına göre ve ne beklediğinize göre değişebilir. 

Eğer beklentinizi yüksek tutmazsanız okuyabilir, sevebilirsiniz. 😊
Pinterest shareGoogle Plus share

KGBT: 33. TUR || Katiller Çetesi; Izabel || YORUM


Bu seriyi çok seviyorum. 😍 Hem de her şeyiyle.. 💕 Yazarın anlatımı, kurguladığı dünya, karakterleri, olayları işleyiş şekli.. Her şeyiyle beni kendine bağlayan bir seri. 

Bence yazarın türü bu ve bu türe daha fazla yönelmeli, bu tarz da yazmaya devam etmeli diye düşünüyorum. Ve yazar her kitabında çıtayı bir tık daha yükseltiyor bence. 😊 

En sevdiğim karakter Victor tabii. 💕 Bir çoğunun benimle aynı fikirde olduğunu biliyorum. 😊 Kitap boyunca Sarai ve Victor dışında herkesten şüphelendim. 

Bir ara Victor'dan da şüphelenmedim değil. Kitabın sonunda yaptığı şeye kızsam da anlayabiliyorum ya. Sonuçta yaşanan şeyler öyle kolay kaldırılabilir şeyler değil. 


Sarai de tam bir psikopat. 😁 Ama seviyorum kendisini ki yaşadıklarını göz önüne alırsak böyle olması normal. Hak veriyorum yani. 

Üçüncü kitap Fredrik'in hikayesi ve ben okumak için sabırsızlanıyorum. 

Ya, kitabı o kadar sevdim ki herkese öneriyorum. 😍 
Okuyun, okutun! 😊
Pinterest shareGoogle Plus share

KGBT: 32. TUR || Şeytan'ın Rüya Kapanı || YORUM



Şeytan'ın Stajyeri'nden sonra Şeytan'ın Rüya Kapanı ile macera kaldığı yerden devam ediyor. 

Cehennemden Şeytanın Rüya Kapanı çalındığı için Septimus tarafından Şeytan Takımı kendilerini bir görevin içinde buluyorlar. 

Şeytan Takımı; Mitchell, Alfarin, Elinor ve Medusa'dan oluşuyor. Tabi Melek Takımını da unutmamak gerek. 😝 Bence yazar onlar içinde ayrı bir kitap yazabilir diye düşünüyorum. 😊 Her neyse.. 😜 

Dönüştürücü sayesinde zamanda yolculuk yapıyorlar ve Rüya Kapanı'nın peşine düşüyorlar. Rüya Kapanı'nın bir cihaz, bir alet olduğunu düşünmüştüm ama meğersem bir çocukmuş. Evet Rüya Kapanı bir çocuk. 👶 

Yazarın sağlam bir kurgu oluşturduğunu düşünüyorum. Zaman Yolculuğu en sevdiğim konulardan biri ve bu seri de de en sevdiğim şeylerden biri. Septimus'a karşı ayrı bir sempati besliyorum. Ama sanki her an bir pislik yapacakmış gibi bir his oluşmadı içinde dersem yalan olur. 

Kitapta kurtlar da karşımıza çıkıyor. 🐺 Ve bu en sevdiğim kısımlardan ikincisi. Kurtlara karşı zaafım var. O yüzden nerede görsem ilgimi çekiyor bu durum. 😊 

Kitapta Dante'nin İlahi Komedyasına göndermelerde var. Bu da kitapta sevdiğim etkenlerden biri. Cehennemin her bir katmanını bir kurt'un temsil etmesini çok güzel düşünmüş yazar. 

Kapak tasarımı ise beni benden alıyor. Çok güzel değil mi? 😊 Üçüncü kitapta Alfarin, son kitapta Elinor'un hikayesi anlatılacak. 

Ben en çok Alfarin'in hikayesini merak ediyorum. Çünkü o bir Viking! 💪 

Sıkıldığım yerler olmadı değil ama genel olarak baktığımda kitabı sevdim. Okumayanların bir şans vermeleri gerektiğini düşünüyorum. 😊
Pinterest shareGoogle Plus share

SENİNİM || YORUM


Seninim bitti. Öncelikle şunu söylemeliyim ki kitap çok akıcıydı ve kısa bir süre içinde bitti. Ve kitabı sevdim. 

Bana Grinin Elli Tonu'nu hatırlatmış olsa da ondan daha güzeldi, ondan daha çok sevdim. Yazarın kalemini sevdim. 

Kitapta sadece yatak muhabbeti yoktu ve en sevdiğim kısmı buydu. Yani karakterler ve kurgu sığ değildi. Tek dertleri 'o işi' yapmak değildi yani. 😁 

Karakterler birlikte bir çok şey yapıp bir sürü anı biriktirdiler. Karakterlerin ailelerine olan bağları çok güzeldi. 

Roderick baskıcı ve sahiplenici bir karakter olmasının dışında romantik bir karakterdi. 😍 

Sonlara doğru karakterlerin birbirlerine yalan söyleyip işi yokuşa sürmeleri beni biraz gıcık etti ama onun dışında kitabı sevdim. 

Her yaşa hitap etmeyen bir kitap o yüzden okuyacak olanlara ufak bir uyarıda bulunayım dedim.. 😊

Pinterest shareGoogle Plus share
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI