Herkese Merhaba!
Yepyeni bir kitap yorumu ile karşınızdayım. (=
İlk kitabın sonu öyle bir yerde bitmişti ki.. İkinci kitapta neler olacak merak içerisindeydim. İlk kitabın sonu ile ilgili zihnimde deli düşünceler dolanıyordu ama düşündüğüm şeyler olmadı. İlk kitabı okuyanlar az çok biliyordur neler olduğunu.. Yani esas oğlanımız hala sahnelerde! Bizi, Rüya'sını bırakmış değil.
Kitabın sevdiğim bir özelliği karakterlerin bad boy ya da bad girl olmaması. Bu bad boy olayı o kadar klişe oldu ki artık kusma noktasına geldik neredeyse.. Ama Düşlerimin Prensi öyle değil. Mert karakteri; anlatılmaz, yaşanır bir karakter. Böyle okudukça alıp bağrınıza basasınız geliyor. Ya da "bende bir Mert istiyorum" derken buluyorsunuz kendinizi..








