Dört Günlük Bir Aşk Hikayesi | Cansu Pak | Yorum



Herkese Merhaba.
Yepyeni bir kitap yorumu ile karşınızdayım.

  • Hikayemizin esas kahramanları Mehmet bir savaş muhabiri. Aslı ise gazeteci olma yolunda gidiyor. Aslı okumak için Londra'ya giderken Mehmet ile yolları hava alanında kesişiyor. Mehmet gördüğü bu kızıl afet -Aslı- ile mest oluyor ve bu zamana kadar yapmadığı bir şey yapıyor. Hiç tanımadığı belki de hiç görmediği ama etkinlenmekten, ona hayran olmaktan kendini alamadığı kızı öpüyor. Hemde dudaklarından.. Herkesin gözü önünde..  Ve böyle başlıyor hikayeleri..
  • Bu kitap hakkında ne desem bilemiyorum. Karmakarışık duygular içerisindeyim. Mehmet ve Aslı'nın aralarındaki şey -ilişki demiyorum- aşk mı yoksa başka bir şey mi? Bana aşk gibi gelmedi. Bilmiyorum ya bir samimiyeti yoktu sanki böyle saplantılı bir durum söz konusuydu. 
  • Mehmet'in kendini geri çekme çabalarına, Aslı'dan uzak durma çabalarına anlam veremedim. Birlikte olup mutlu olmak varken neden birbirlerinden uzak durmayı seçtiler ki.. Bunda en büyük suç Mehmet'in aslında.. Bence yaptığı korkaklık.. Geri planda durmak yerine bir adım öne çıksaydı, korkmayıp aşkına sahip çıksaydı belki her şey daha farklı olurdu. 
  • Aslı'nın Mehmet'e olan saplantılı hallerini de çözemedim. Adam senle ciddi bir ilişkide olmak istemediğini söylüyor ama sen körü körüne ona doğru gidiyorsun. Aslı ve Mehmet'e kızdığım kısımlar oldu, üzüldüğüm kısımlarda oldu tabi.. Ama en büyük kızgınlığım Mehmet'e.. İkisine de yazık etti.. 
  • Mehmet'in 35, Aslı'nın 20 yaşında olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Aralarındaki yaş farkı beni rahatsız etti. Bu çerçeveden baktığımda Aslı daha çocuk benim gözümde.. 
  • Aslı'nın anne ve babasını kitabın başında görüyoruz, ondan sonrası yok. Aslı zor durumlar yaşarken ailesi ne alemdeydi acaba? 
  • Yazarın diline gelecek olursak akıcıydı aslında.. Sade ve duru bir dili vardı bana göre.. Gerçi yazarı tanımıyorum daha öncede duymadım, ilk defa bu kitabı sayesinde kalemiyle tanıştım.. Kitabın kurgusu beni pek tatmin etmese de başka türlerde eserler kaleme alırsa başarılı olacağını düşünüyorum. 
  • Kitabın sonu ise şaka gibiydi. Böyle bitmemeliydi bence... Mutlu son bekliyordum ben. Gerçi bir noktada yine mutlu son olabilir ama final sahnesi için daha farklı beklentilerim vardı benim, olmadı. Bunu söylemeden geçemeyeceğim.. Mehmet'in Aslı'ya "Kızıl Gezegen" demesi çok hoştu.. 
  • Kitabı okurken sıkıldığım yerler oldu, hatta bazı kısımlarda "bitse de gitsek" modunda okudum ama enteresan bir şekilde de kendini okuttu. 
  • Bilemiyorum hala karmaşık duygular hissediyorum bu kitap için.. Sevdim mi sevmedim mi emin olamıyorum ama kitabın bütünlüğünü ele aldığımda beni tatmin etmediğini söyleyebilirim..

Pinterest shareGoogle Plus share

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI