Ölene Dek Beraberiz || Yorum




#kitapalıntısı

🌹 Zamanda geri gidebilecek olsaydım, on dokuz yaşındaki Sasha'ya, olanları kabul et, yaşa gitsin derdim. Davet edildiği okul partilerine gitmesini söylerdim. Geç yatıp geç kalkmasını, kendine daha fazla güvenmesini, aynaya baktığında sahip olduklarının farkına varmasını.. 

🌹 Nefes alırken, burnumda hastanenin temizlik malzemeleri ve hastalık karışımı o acısı, garip kokusunu duymayı bekledim. Ama onun yerine hiç de buraya ait olmayan temiz, limonsu bir koku çektim içime. Kalbim teklerken başımı sola çevirdim.
Ve aşık oldum.
Hemen, orada, o anda.
Aşık oldum.


 #kitapyorumu

Yazarın farklı bir türde yazdığı bir kurgu okuyacağım için hem heyecanlı hem de biraz şüpheliydim. Ama kitabı okudukça tüm şüphelerim ortadan kalktı. Ve Jennifer fantastik ve gençlik kurgularında başarılı olduğu kadar polisiye-gerilim türünde başarılı olduğunu da göstermiş oldu.

Sasha, 10 yıl önce yaşadığı trajik bir olaydan dolayı memleketini terk etmiştir. Ama bir gün dönmeye karar verdiğinde her şeyin güzel olacağına, yolunda gideceğine inanır. Ama hiç bir şey düşündüğü gibi olmaz. Damat tarafından kaçırılıp, işkence gördükten sonra ölmeye ramak kala onun elinden kaçmayı başaran tek kişidir. 

Gelelim kurgudaki en sevdiğim karaktere..

Cole. ❤︎ Canım Cole. ❤︎ FBI Ajanı, Sasha'nın ilelebet tek aşkı. Sasha geri dönünce Cole'u da yanında bulur. Her ne kadar istemese de.. Ama Cole gitmemekte kararlıdır ve Sasha'nın duvarlarını tek tek yıkar. Ve içeri sızar. 

Kurguda en sevdiğim karakterlerden biri oldu Cole. Sasha'ya olan tavrı, ona olan sevgisi o kadar tatlıydı ki.. Aradan bu kadar zaman geçmesine rağmen hala Sasha'ya bağlı kalması çok hayranlık uyandırıcıydı.. Romantizm yanında gerilim dolu bir kurguydu. Normalde bu türü okumayı tercih etmem ama yazar bana türü sevdirdi. Kimi yerlerde keyiften dört köşe olurken kimi yerlerde gerim gerim gerildim. Kitabın sonu ise hem nefes kesici hem de mutluluk vericiydi. Oldukça da akıcıydı. Kafamdaki soru işaretleri giderilmiş oldu ve bu türde aradığım her şeyi bulmuş oldum. Yazar karakterlerin gelişimini, psikolojik tahlillerini açıklayıcı bir şekilde yansıtmıştı. Benim için heyecan verici bir macera oldu. Özellikle Cole'u alıp bağrıma basmak, pamuklara sarmak isterken buldum kendimi.. ❤︎
Pinterest shareGoogle Plus share

Victor / Katiller Çetesi#6 (Yorum)



Profesyonel katiller bile kafa dinlemeye ihtiyaç duyar ama Victor için Izabel’le çıkacakları tatil, sevdiği kadınla baş başa kalmaktan çok daha fazlası demektir. Çünkü bu, Victor için bir tür kendini aklama fırsatıdır. Onu Niklas’la neden İtalya’ya yolladığını, Nora’ya olan ilgisinin ardındaki gerçeği ve daha pek çok konuyu açıklığa kavuşturmak için yakaladığı bir fırsat... Fakat yaşanan olaylar bazıları için tatillerin de sadece boş bir hayalden ibaret olduğunu gösterecektir.



#kitapyorumu

Katiller Çetesi serisi sevdiğim serilerden biri ama nedense gittikçe sinir bozucu bir hal almaya başladı. Bunda diğer kitaplardan fena spoiler yememin etkisi büyük tabi.. 


Ahh, ahh.. 

Öncelikle Sarai/Izabel ➡ I hate youuuuu. 😡 😡 

O spoilerı almaz olaydım.. Bence yazar seriye nasıl bir final yazacağını bilmiyor. O yüzden uzatmaları oynuyor gibi geliyor bana. Kaldı ki bence artık bir final gelmeli seriye. Çünkü uzadıkça tadı kaçıyor. Serinin bu kitabında Izabel ile Victor'un tatile çıkmaları ve bu süreçte kaçırılmaları ile gelişen olaylar birbirini izliyor. Ben kendi adıma bir çok şey öğrendim ve kafamdaki soru işaretleri yanıtını bulmuş oldu. Ve kalbim kırık. 💔 Fredrik'i özlüyorum 😢 Yazar ona da bir kitap yazmalı bence. Böyle boynu bükük kaldı. 😢 Veeee Victor senin güzel seven kalbini yerimmm 😍 😍 Bu seride şeytan tüyü var. Ne derseniz deyin.. Kendini acayip akıcı bir şekilde okutuyor. Her ne kadar sinir eden yönleri olsa da enteresan bir şekilde kendini okutup, sevdiriyor. Temennim yazarın seriye yakışır bir şekilde final yapıp bizi huzura erdirmesi.. Jessica, lütfen artık ruhumuzu serbest bırak. 🙏
Pinterest shareGoogle Plus share

Denize Karşı || Sinem İşler (Yorum)


"Vazgeçebilenler ve yeniden başlamayı seçenler gün gelir küllerinden yeniden doğarlar. Daha güçlü, daha umutlu!"

Denize Karşı, benim yazarla tanışmama vesile olan kitaptır. Başlarda itiraf etmem gerekirse biraz önyargılıydım. Hatta seveceğimi bile düşünmüyordum. Ama kitap beni ters köşe yaptı. Ve çok sevdim. 

Deniz ve Şahin karakteri ile vermek istediği mesajlar, aynı zamanda alt metinde gözler önüne serdiği toplum eleştirisi ve kadın erkek ilişkilerine dair yaptığı göndermeler ile yazar gerçekleri gözler önüne seriyor. 

Deniz Hemşire, nişanlısı tarafından aldatılınca her şeyi geri de bırakıp Göcek de yeni bir hayata başlıyor. Şahin de karısından boşanmış çocuğuna bakmak için elinden geleni yapan fedakar ve çok iyi bir baba. Aynı zamanda iyi bir insan. 

İki karakterinde net olmasını ve her şeyi açıkça konuşmaları, birbirlerine önce saygı duymaları kitabı sevme nedenlerimden biri.. 

Deniz, ailesi tarafından sevgi görmemiş ve bunun eksikliği ile büyümüş yaralı bir çocuk. Bu noktada eksikliğini Şahin ve oğlu Murat sayesinde gideriyor. 

Yazar, karakterlerin gelişimini basamak basamak işleyerek güzel bir sonuca bağlıyor. Bazı sahnelerde o kadar etkilendim ki gözlerim dolu dolu oldu. 

Yazarın duyguları yansıtmada oldukça etkileyici bir kalemi var. Kaldı ki kalemi de o kadar akıcı ki başta 100 sayfa okurum diye başladığım kitabı 250 sayfa kadar okuduğumu fark ettim. Alıp götürdü beni. Yüreğime dokunan kısımları söylemiyorum bile. 😍 😢 

Hüzünlü, gerçekçi, sevgi dolu aynı zamanda eğlenceli bir okuma serüveni oldu benim için.. Ve Denize Karşı kitabından sonra Sinem İşler takip edeceğim yazarlar arasına girdi. ❤

Pinterest shareGoogle Plus share

Biz || Selvi Atıcı (Yorum)


Kitabı yüzümde aptal bir sırıtışla okudum ve kitabı bitirdiğim mutluluktan ağlamak istedim. ❤︎ O kadar güzeldi ki.. Okurken alıntı olarak her yeri işaretlemek istedim. (İşaretledim de.) :D 

Çelik Mızrak'ı o kadar uzun zamandır bekliyordum ki ilaç gibi geldi. Çelik'in o yeşilcam filmlerinden fırlamış bir karakter oluşu, konuşması, tarzı, karizması her şeyiyle beni kendine hayran bıraktı. ❤︎ Seveceğimi biliyordum zaten ama okurken gözlerinden kalpler fışkıran emoji şeklini aldım. ❤︎

Çelik'in tam bir beyefendi gibi oluşu o kadar karizmatikti ki.. Böyle hayran hayran okudum. Demir ve Süheyla'yı görmek o kadar iyi geldi ki.. Özlemişim eşek sıpalarını! :D Çiğdem ise yaşadıklarına rağmen o kadar güçlü bir karakter ki başkası olsa sinip kalırdı sanırım. Ama Çiğdem sivri dili, dürütslüğü ve azmi ile gönlümü çaldı. ❤︎

Kitap bunun yanında alt metinde verdiği mesajlar ile de gönlümü çaldı. Şiddet ve evlat edinme konularına da değinerek bizlere o kadar güzel bir mesaj veriyordu ki yazarı öpmek istedim. ❤︎

Canım Selvi!
Canım kitabım!
Canım Çelik!

Dibine kadar fan girl'lüğü yaşıyorum! Aa, dostlar! ❤︎

Kurgusuyla, karakterleriyle kısacası her şeyiyle gönlümü çalan bir kitap oldu. Çelik'in "hanımefendi" deyişi beni benden aldı. Çiğdem ile aralarında olan diyaloglar hem eğlenceli hem de çok güzeldi. Özellikle son kısımda Çelik'in "Siz hanımefendi, kalbimin belasısınız!" dediği yerde ben bittim arkadaşlar, ben öldüm! ❤︎ Bu kadar mı güzel olur, bu kadar mı güzel sever bir insan! ❤︎Daha ne olsun. Alın, okuyun, okutun! ❤︎

Selvi Hatun sen hep yaz, biz hep okuyalım! ❤︎

Pinterest shareGoogle Plus share

Muhalifler || Marissa Meyer (Yorum)



Muhalifler, benim yazarın okuduğum ilk kitabı. Gatlon'da halk Muhalifler ve Anarşistler olarak ikiye ayrılmış durumda. İki grupta da iyiler olduğu kadar kötüler de var. Mesela Anarşistlerden Ingrid 😒 Muhaliflerden Eskiz gibi tatlı karakterler de var. 😍

Okurken hangi grubu sevdiğinize karar veremiyorsunuz. Zira bende öyle oldu. Bir an Anarşist oldum, bir an Muhalif. 😂

Bir de ben en çok Haydut ve Anarşinin Ası'nı merak ediyorum. Ve her şey ikinci kitapta ortaya çıkacak gibi görünüyor. 😏

Özelikle kitabın son bölümü oldukça şaşırtıcıydı. O yüzden ikinci kitap bomba etkisi yaratacak diye düşünüyorum. 😎

Distopya türü pek okumayı tercih ettiğim bir tür değil fakat Muhalifler'i oldukça sevdim. Yazarın kurguladığı dünyayı, oluşturduğu karakterleri, Kabus'un mücadeleci ruhunu ve yazarın kalemini sevdim.

Spoiler olacağından dolayı hissettiklerimi pek ifade edemiyorum ama eğer süper kahramanları hele ki X-Men serisini seviyorsanız kesinlikle bir şans vermelisiniz. 😊
(Ben okurken aklımda hep X-Men serisi canlandı.) 😍

Pinterest shareGoogle Plus share
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI