Okuma Etkinliği#19 || Acıtan Peri Masalları ~ Yorum


Herkese Merhaba!
Yepyeni bir kitap yorumu ile karşınızdayım. :)

Yorumuma başlamadan önce; kırmızı, üstü çizgili yazılar
 Bu kitap beni darmaduman etti. İlk kitaptan daha fazla dram yüklüydü. İlk kitapta Peri'nin Ahmet ile evleneceğini öğrenmiştik. Bu kitapta ise evleniyorlar. Ama bu evlilik Peri'nin isteği dışında oluyor. Babası tarafından baskı altında olduğu için hiç sevmediği ve mutlu olamayacağını bildiği Ahmet ile evleniyor. Burada Gülperi'ye çok kızdım! Babasına karşı gelebilirdi, sonuçta bankacı bu kız. Bankada çalıştığı arkadaşının evinde bir süre idare eder, para biriktirmesini beklerdim. Sonra da Amerika'ya gidip Ateş'i bulmasını.. 
  Peri'nin ailesinden de nefret ettim. Babası, otoriter biri olsa da annesinin Peri'ye destek çıkmasını beklerdim. Kızının mutlu olamayacağını biliyordu. Kısacası ailesi Peri'yi ateşe attı. Peri'nin sessiz kalması, karşı çıkmaması, her şeye boyun eğmesine ise katlanamadım. Peri o kadar korkak ve cesaretsizdi ki, başına gelenlerin bir suçlusu da o. Ahmet, kadınları bir eşya, mal gibi gören zorba herifin teki! Periye olan davranışları öyle sinir bozucuydu ki adamı ortadan kaldırmak için felaket senaryoları düşündüm. Ahmet öyle iğrenç bir adam ki -iğrenç kelimesi hafif kalır- okurken sizinde bana hak vereceğinizi düşünüyorum. Kitapta Ateş'in yokluğu beni biraz üzdü. Ben bir bölümde Ateş'i, bir bölümde Peri'yi okumak isterdim. Ateş'i kitapta görüyoruz ama çok az. Zira bu bana yetmedi. Ben dolu dolu Ateş'li sahneler okumak isterdim. Kitap psikopata bağladı beni, ya! 
  Aslında her şey Peri'nin korkaklığından kaynaklanıyor, bana göre. Çünkü o böyle sessiz kaldıkça Ahmet onu ezdi, rezilledi, hatta ona zorla sahip olmaya kalktı. Her ne kadar kocası olsa da ben bunu kaldıramadım. Bir kadına isteği dışında sahip olmaya çalışmanın ne anlama geldiğini hepimiz biliyoruz. Bir kadına bunun yapılmasına katlanamadım! Gülperi'ye hem kızdım hem üzüldüm. :( Karmakarışık duygular içerisindeyim. Peri keşke korkmak yerine aşkına sımsıkı sarılsaydı, kaçmasaydı belki de her şey daha farklı olabilirdi.
  Ateş'e de kızdığım yerler oldu tabi.. Peri'yi keşke bırakmasaydı, keşke hiç ayrılmasalardı dediği oldu. Ben onları böyle ayrı görmeye dayanamıyorum. Ateş'e her ne kadar kızmış olsam da ona da kıyamıyorum.. Ama yine de Ateş ve Peri'ye kıyamıyorum ya. Her ne olursa olsun.. Onlar ayrılmamalı, tekrar bir araya gelmeli..Ateş.. Yaralı bir oğlan çocuğu o! Peri ile ilk karşılaşmaları, kendini kontrol edememesi, yaşadıkları.. İçim kan ağladı derler ya hani, bende aynen böyle hissettim. Kitap dram yüklüydü evet ama yazar kalemiyle bize karakterlerin yaşadığı duyguları da hissettirmeyi başarmış. 
  Kitapta yer alan şarkılar ve şiirler ile yüreğim dağlandı resmen. İçim şişti. Hüzünlendim. Kitabı bıraktım, sonra tekrar elime aldım. Gidip geldim. Bu kitap çok başkaydı ya... Hala hüzünlüyüm. Kitabın sonu öyle bir yerde bitti ki bir kaç damla gözyaşının akıp gittiğini söyleyebilirim. Bilmiyorum belki de duygusal bir anıma denk geldi ya da o an ki ruh halim bunu gerektirdi ama dayanamadım! 
  Yazarın kalemi ve anlatımı şiirseldi. Dramdı, hüzünlüydü, acıklıydı.. Hani beni paramparça etti deriz ya bu kitap da öyleydi.. Okurken, karakterlerin neler hissettiğini özümsemekte yazarın kalemini oldukça başarılı buldum. Sanki o olayları ben bir köşede izliyormuşum hissi verdi bana. Bu kitap beni depresyona soktu, ya. Şu an içimde bir ağlama hissi var... Her neyse.. Daha fazla uzatmak istemiyorum. Umarım yazar serinin son kitabında bizi mutlu sonla sevindirir. Çünkü Gülperi ve Ateş ve biz okuyucular mutlu bir sonu hak ediyoruz bence... :)

Pinterest shareGoogle Plus share

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI