Bu Ay Neler Okudum/İzledim?] Aralık│17


O K U D U K L A R I M

  1. Baştan Çıkarma Seansları ⭐⭐⭐⭐
  2. Sevgili Bay Daniels ⭐⭐⭐⭐
  3. Gözlerindeki Canavar ⭐⭐⭐⭐
  4. Ruhumdaki Canavar ⭐⭐⭐⭐
  5. Momo ⭐⭐⭐
  6. Egomanyak ⭐⭐⭐⭐
  7. Arzunun Efendisi ⭐⭐⭐⭐
  8. Sevgi Masalı ⭐⭐
  9. Kalbim Unut Bu Şiiri ⭐⭐⭐
  10. Belki Yine Gelirim ⭐⭐⭐
  11. Hasretinden Prangalar Eskittim ⭐⭐⭐⭐
  12. Üstü Kalsın ⭐⭐⭐⭐
  13. Üvercinka ⭐⭐⭐⭐
  14. Yalnızlık Paylaşılmaz ⭐⭐⭐⭐
  15. Lolito ⭐⭐
  16. Circle (Manga) ⭐⭐⭐⭐⭐
  17. 110-Ban wa Uketsukemasen! (Manga) ⭐
  18. 5 Second (Manga) ⭐
  19. Menüde Tatlı Aşk (Harlequin) ⭐⭐⭐
  20. Pembe Rüya (Harlequin) ⭐⭐⭐
  21. Ansızın Yaz ⭐⭐⭐

İ Z L E D İ K L E R İ M



 


Uzay Oyunları (Ender's Game) ⭐⭐⭐⭐⭐
Çelik Yumruklar (Real Steel) ⭐⭐⭐⭐⭐
Sokak Kedisi Bob (A Street Cat Named Bob) ⭐⭐⭐
Escape Plan (Kaçış Planı) ⭐⭐⭐⭐⭐
Person Of Interest ( 3. ve 4. Sezon) ⭐⭐⭐⭐⭐
Pinterest shareGoogle Plus share

MOMO │YORUM



Görsel alıntıdır. 
Kaynak; KAYIP RIHTIM


Zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir.
 
Momo, büyük bir kentin tiyatro harabelerinde yaşayan küçük bir kızdır. Buldukları ya da kendisine hediye edilenler dışında hiçbir şeyi yoktur. Ancak olağanüstü bir yeteneği vardır: Momo, muhteşem bir dinleyicidir ve bunun için oldukça bol zamanı vardır.

Bir gün hayaletimsi topluluk “duman adamlar” ortaya çıkar. İnce hesaplı planlar kurup insanların zamanını çalarlar. Onları durduracak tek kişiyse Momo’dur.

Momo elinde bir çiçek, koltuğunun altında bir kaplumbağa ve gizemli Hora Usta’nın da yardımıyla koskoca duman adamlar ordusunun karşısında tek başına durur. Acaba Momo, zamanı çalan adamları tek başına alt edebilecek midir?
______________________________________

#kitapyorumu || MOMO


"Bütün yaşam bir hikayedir ve biz de onun içindeyiz."

Momo, beni zorlayan ve aslında yorum yapmak istemediğim bir kitaptı. Ama kitabı bitirince bir kaç şey söylemek istediğime karar verdim.

Momo, tiyatro harabelerinde yaşayan küçük bir kızdır. Ben başta erkek zannediyordum. Kapağa bakarsak öyle ama, sonra kız olduğunu öğrendim.Kimsesi ve hiçbir şeyi olmayan bir kız. Ama bir özelliği var. O da iyi bir dinleyici olması.

Momo iyi bir dinleyici olduğu için yanına bir çok insan geliyor, dertlerini anlatıp gidiyor. Momo ise sadece dinliyor. Günümüz problemlerinden biri olan "karşımızdakini dinlememe" sorununu Momo'nun bu özelliği alt ediyor. 

Momo'nun bir çok arkadaşı var. Kitap içinde bir çok kısa öykü ile karşılaşıyoruz. Momo ve arkadaşları birbirlerine hikaye anlatarak, canlandırarak günlerini geçirirken bir gün ortaya zaman hırsızı olan "Duman Adamlar" çıkıyor. Bu Duman Adamlar insanların zamanlarından tasarruf adı altında aslında onların zamanlarını çalıyorlar. 

İnsanların kısa zamanda yapacak o kadar işleri oluyor ki bu Duman Adamlar sayesinde artık eskiden yaptıkları şeyleri yapamaz oluyorlar. Daha mutsuz, daha sinirli ve daha huzursuz oluyorlar. Derken bir gün Momo Hora Usta ile karşılaşıyor. Ve bu ikili tüm insanlığı kurtarmak için Duman Adamlar'a karşı savaş açıyorlar.

Sonuç ise kazanıyorlar. İnsanlara zamanlarını geri veriyorlar ve her şey eskisi gibi kaldığı yerden devam ediyor. İnsanlar artık daha mutlu ve daha huzurlu..

Yazarın fantastik ögelerle ve masalsı anlatımıyla vermek istediği mesajı takdir ediyorum. Ama okurken çok sıkıldım. Kısa bir kitap olmasına rağmen beni yoran bir kitap oldu. İçerisinde sevdiğim kısımlar elbette oldu. Özellikle Momo'nun kaplumbağa ile olan sahneleri, diyalogları çok hoşuma gitti.  Ama onun dışında beni biraz hayal kırıklığına uğratan bir kitap oldu. Çünkü bu kitap için çok umutluydum. Çıktığı günden beri deli gibi merak ediyordum. Ama ne yazık ki aradığımı bulamadım.
Pinterest shareGoogle Plus share

Arzunun Efendisi │YORUM


Bir Tutku Rüyasından Uyanış...
Güzeller güzeli Leydi Emily'nin hayallerini heyecanlı bir aşk ve mutlu bir evlilik süslemektedir. Savaştaki bir İngiliz lordunun en küçük kızı olan Emily, babasının şatosuna gelen gizemli bir yabancıdan çok etkilenir. Bu nefes kesici adamın Emily'nin hasretini çektiği beyaz atlı prens olma ihtimali var mıdır? Ravenswood Kontu Draven de Montague gerçekten de Emily için gelmiştir... ama bunun aşkla hiçbir ilgisi yoktur.
Düşmanın Şefkatli Kollarında...
Birbiriyle kavgalı olan iki soylu ailenin arasında barışı sağlamak adına kral, düşmanının kızını bir seneliğine alıkoymasını emretmiş olmasa, Draven'ın en büyük rakibinin evine adım atması söz konusu bile değildir. 
Ama kralın sözü kanundur ve Draven gidip düşmanının kızını teslim alır. Ancak en kötüsü, bu kızın, Draven'ın hiç kimsenin kendisini baştan çıkararak kalbine girmesine izin vermeyeceğine dair ettiği yemini bozmasına yol açabilecek kadar güzel bir varlık olmasıdır. Emily tutkusunun ateşiyle bu mağrur savaşçının savunmasını yakıp kül edebileceğinin farkındadır. Ancak Draven'ın tatlı dudakları ile cesur, tutkulu dokunuşlarının teslimiyeti, her ikisini de kavurup yok edecek kadar sıcak bir ateş yakarsa ne yapacaklardır?
____________________________________________________________


#kitapyorumu || Arzunun Efendisi

Çok güzel bir kitaptı.. ♥️ Emily'nin Draven'a olan aşkına, bağlılığına, onu ikna etme çabalarına, cesaretine ve sevecenliğine hayran kaldım. Draven, geçmişte yaşadığı problemler yüzünden kendini sadece savaşmaya programlanmış bir şövalye olarak görüyor. Onun dışında her şeyi boş ve anlamsız görüyor. Mal varlığı yerinde olsa da hiç bir lüksü yok. Gülmüyor, pek uyumuyor her an tetikte.. Bunda lanet babasının etkisi büyük tabi.. Draven'ın hikayesini okuduğumda üzülmemek elde değil. Hele bazı sahnelerde gözlerim doldu. 


Emily ve kardeşleri ise annelerinin ölümünden sonra babalarının gözetiminde büyümüş, babaları onları gözünden sakınır bir halde büyütmüş. Haliyle sınırlı bir alanda yaşam sürmüşler. Ama bir gün yolları Lord Draven ile kesişince Emily bunu bir fırsata döndürmekte oldukça kararlı. 


Emily'nin tek istediği kendi yuvasını kurup, bir aile olmak. Eh, Draven'ı görünce de eline bir fırsat geçmiş oluyor. İşin aslı öyle değil aslında.. İkisi de birbirlerini ilk gördükleri anda etkileniyorlar birbirlerinden. Draven ondan uzak durmaya çalışsa da Emily'nin onu ikna etme çabaları sonunda meyvesini veriyor. 


Draven'in kahramanlığına ve cesaretine, fedakarlığına hayran kaldım. Ama Emily'nin hakkını yememek lazım. Hikayenin kilit noktası o. Ve Emily olmasaydı Draven geçmişin bağlı kalıp, kaybolup giderdi sanırım.

Yaa, cidden çok güzeldi. İkili arasındaki diyaloglar, didişmeleri, birbirlerine meydan okumaları, Draven'ın inadı ve Emily'nin aşkı çok güzeldi. Yazar, duyguları çok iyi hissettirmiş. Birbirlerini keşfetme çabalarını okumak hem güzel hem de keyif veren bir serüvendi. Emily'nin kararlı tavrından ödün vermemesi ve kitap boyunca çizgisini aşmaması yönüyle kalbimi çaldı. Kadın ne istediğini biliyor anlatabiliyor muyum? Hedefe kilitleniyor. Çok güzel seviyor. Daha ne olsun, yahu! ♥️ 


Sherrilyn Kenyon daha önce hiç okumadım ama Historical Romance türünde bu kadar iyiyse diğer kitaplarının da öyle olduğuna eminim. Kitabın son bölümü ise o kadar güzeldi ki.. Yüzümde aptal bir sırıtış ile bitirdim satırları. ♥️ 

Son olarak Historical Romance severlerin bu yazarı ve kitabı kesinlikle kaçırmaması gerektiğini düşünüyorum. ♥️
Pinterest shareGoogle Plus share

Egomanyak │Alıntılar



"Havalı restoranlarda yemek yemekten hoşlanmıyor olabilirim ama her zaman doyurulacaksın ve açık saçık laflarla çığlık atan kişi sen olana kadar seni yiyeceğim." İşte bu, kesinlikle işime gelirdi. (229)

___________

"Çizgiyi mi aştım?" Yanağımı okşadı. 
"Hayır bebeğim. Çizgiyi aşmadın." 
"Çok sessizsin. Canını sıktım sandım."
"Sadece düşünüyorum." 
"Neyi?" 
"Kendimi ne kadar da çok evimdeymişim gibi hissettiğimi ve bir haftadır daireme ayak bile basmadığımı." (262)

___________


"Burası ne güzel kokuyor." 
"Umarım lazanya seviyorsundur." 
"En sevdiğim ikinci yemek." 
"Birincisi ne?" 
Arkama gelip saçımı bir yana çekti ve ensemi öptü. Söylediği kelime tenimde titreşti. "Sensin." (266)

____________

"Bahçeli, küçük bir kiralık ev buldum. Belki gelip görürsün, daha büyük bir şey isteyip istemediğimize karar verebiliriz." "Altı aydır bu ayakkabı kutusunda yaşıyorum, başka her yer daha büyük görünecektir." 
"Üç yatak odası, büyük bir küveti var ve ev sahibi istersem odaların rengini değiştirebileceğimi söyledi." 
"Hayatına renk katmama izin vereceğini mi söylüyorsun?" "Zaten kattın diyorum. Sen siyah beyaz dünyamdaki kırmızımsın." (304)

____________

"Neye bakıyorsun?" 
"Hayatıma." 
"Öyle mi?" Beni çevirip tatlı bir öpücük kondurdu. "Şimdi ben de benimkine bakıyorum." 
Kalbim eridi. "Benimle tatlı tatlı konuşmanı seviyorum." 
"Dün gece seninle edepsizce konuşmamı seviyordun." Kollarımı boynuna doladım. "Belki de sadece seni seviyorumdur." 
"Ben epey harikayım." 
Gözlerimi devirerek kahkaha attım. "Egomanyak." (307)

Pinterest shareGoogle Plus share

Egomanyak │Yorum


Drew Jagger’la tanıştığım akşam, Park Avenue’daki yeni ofisimi ilk kullanışımdı. Dövüş hareketlerimi üstünde denemeden hemen önce 911 aradım. Beni hızlıca alaşağı etti, sonra onu dövmeye girişmeme güldü. Ofisime izinsiz giren kişi tabii kendini beğenmiş olacaktı, ne bekliyordum ki? Fakat ofise izinsiz giren o değilmiş. Benmişim. Ofisi kiralarken dolandırılmıştım. Tamamen zıt kişilerdik. Drew öfkeli, inanılmaz yakışıklı ve ilişkileri bitiren biriydi. Benim işim ise insanların evliliklerini kurtarmalarında yardımcı olmaktı. Aramızda ortak olan tek şey, aynı ofisi kullanıyor olmamızdı. Bir de gün geçtikçe inkâr etmesi zorlaşan çekimimiz.
______________________________________________

Bir Evlilik Terapisti ile Boşanma Avukatı bir araya gelirse ne olur?
Eğlenceli bir hikaye ortaya çıkar.

Çok tatlı, insanın içini ısıtan ve yüzünde aptal bir gülümseme ile kendini okutan bir kitap oldu Egomanyak. Okurken cidden büyük keyif aldım. ♥️

Drew'un ağzı bozuk hallerini eğlenceli buldum. Bazen de beni baydı. Ama sonra tanıdıkça ve onun iç dünyasına bakınca sevdim. En az Chase karakteri kadar sevdim. Drew'un geçmişte yaşadığı sorunlar yüzünden ikili ilişkilere karşı bir ön yargısı, güvensizliği var. Ama tam bu noktada devreye Emerie giriyor. Ve Drew kelimenin tam anlamıyla tır çarpmışa dönüyor.  Başta aralarında çekim oluyor. Elbette bu kaçınılmaz. Ama sonra birbirleri ile vakit geçirdikçe ve birbirlerini tanıdıkça aşk kaçınılmaz oluyor haliyle.. 

İşin içinde elbette aile draması vardı. Bu tarz kurgularda olmazsa olmaz zaten. Klişe de denilebilir. Ama seviyorum ben bu tarz kurguları. Aile dramasını, sorunlu karakterleri okumayı seviyorum. 

Baldwin ve Alexa'ya çok sinir olduğumu belirtmek isterim. Yani karşımda canlı kanlı insan olsalar bir kaşık su da boğarım. O derece irite ettiler beni. Drew'un Alexa'ya kendinden ödün vermesi beni biraz gıcık etti. Ağırlığını koyması gerekiyordu. Bu kadar taviz vermemeliydi. Baldwin'in ise Emerie'yi yedek kulübesinde görmesi, yani onu elinin altında tutması çok sinir bozucuydu. Böyle karakterlerden cidden nefret ediyorum. Neyse ki Drew geldi de Emerie'yi büyük bir hata yapmaktan kurtardı. 

Drew ile Roman arasındaki dostluğa ise hayran kaldım. Küçücük bir olay sarsılmaz bir dostluğun oluşmasına sebep olmuş. Onların hikayesi de güzeldi.  Hikayede bir yerden sonra işler sarpa sarıyor tabi.. Drew'un güven problemi var ve bu yüzden az kalsın işleri batırıyordu. Neyse ki sonunda aklı başına geldi de işler yoluna girdi. 

Patron kadar sevdim Egomanyak'ı.. Vi Keeland kalemini sevdiğim ve takip edeceğim yazarlardan biri. Yazdığı karakterleri ve kurguları seviyorum. Bu tarz eğlenceli, sevgi dolu ve tutku içeren romansları okumayı seviyorsanız kesinlikle bir şans vermelisiniz. (= 

_________________________________________

“Kendini beğenmiş, ağzı bozuk bir avukat ile insanlara ağzının payını veren, ateşli kadın karakterin tartışmaları, birbirlerine âşık olmaları ve romanın duygusal sonu yüzünden BU KİTABA ÂŞIK OLDUM! Aralarındaki tartışmalara gülmekten karnıma ağrılar girdiğini de unutmamak lazım. Eğer içine kaçmak istediğiniz bir aşk romanı arıyorsanız, bunu kesinlikle tavsiye ederim!” 
—Aestas Book Blog

“Bu içten ve flörtöz hikâye tek kelimeyle mükemmel! Uyarı: Benim gibi sabahlamaya hazır olun. Egomanyak’ı elinizden bırakamayacaksınız. Şüphesiz 2017’nin en sevdiğim kitabı.” —Kindle Crack
Pinterest shareGoogle Plus share
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI