Mekanik Aşk || YORUM



✴ Kuzey Masalı'nın ardından macera kaldığı yerden devam ediyor. Alex'in bir kadın tarafından nasıl dize getirildiğini okumak eğlenceliydi. Onu kıvranırken görmek ve ettiği yeminlerin tek tek bozulduğunu görmek güzeldi. Alex'in kıvranan hallerinden ayrı bir zevk aldım. Julie de az değil hani.. Çektirdi çocuğa. Birbirlerini kışkırtmaları tam seyirlikti. 😊 Kitabın sonunda ise insanın yüzünde aptal bir sırıtış beliriyor. Kitabın iç tasarımını çok sevdiğimi söylemeden geçemeyeceğim. 😍 Son olarak Kuzey Masalı'nı okuyup sevdiyseniz ve eğlenceli bir kitap arıyorsanız Mekanik Aşk'a bir şans verebilirsiniz.. 😊
Pinterest shareGoogle Plus share

Kan ve Tuz || YORUM


✴ Kitap için fazla bir beklentim yoktu açıkçası ve kitap beni şaşırttı. Kitaptaki aşk üçgenini sevmedim. Yani o kadar olay oluyor ama Ash'ın aşkı düşünmesi saçma geldi bana. Bazı yerlerde çok saçma davranışlarda bulundu. Ash ve Dane'in arasında duygu eksikliği vardı bana göre. Carter, tatlı bir karakterdi. 😍 Kitap boyunca Ash'a sadık kaldı. Beth ve Rhys ikilisini sevdim. Bence çok tatlılardı. Kitabın kurgusu ve konusunun oldukça ilgi çekici olduğunu söyleyebilirim. Ben öyle düşünüyorum en azından. Yazarın anlatımından mıdır yoksa çeviriden midir bilmiyorum ama kitap çok akıcıydı. Normalde bu tarz kitaplar pek okumam ama bana bile sevdirdi bu türü. Kitabın korkutucu ve ürkütücü yönleri olacağını düşünmüştüm ama düşündüğüm gibi olmadı. Kitabı okurken korktuğum yada ürktüğüm söylenemez. Sıkıldığım kısımlar olmadı. Bir yandan kitabı bitirmek istiyor, bir yandan da bitmesini istemiyordum. Kitabı okurken kafası karışmış bir halde bilinmezliğe doğru sürükleniyordum sanki. Kitabın tasarımı, anlatımı, konusu, kurgusu, çevirisiyle kitap bana kendini sevdirdi. Son olarak okumayanların bir şans vermeleri gerektiğini düşünüyorum. 😊
Pinterest shareGoogle Plus share

Kızıl Ateş || YORUM


Kitapla ilgili düşüncelerime nereden başlasam bilemiyorum. Kitabın büyük çoğunluğunda sıkıldım. Kitap boyunca keyif aldığım kısım toplasak 20-30 sayfa eder. 

Kurguyu beğenmedim. Yazar yazamamış, tam oturmamış gibiydi bana göre. Eksikleri vardı. 

Karakterler arasındaki diyaloglar sıkıcıydı. Kitapta bir hareket yoktu. Sonlara doğru bir hareket kazanıyordu ama o da yeterli değildi. 

Karakterlerin bir numarası yoktu. Daha doğrusu karakterlere gıcık oldum. Çılgın Rogan'ı sevip sevmediğim konusunda kararsızım. 

Nevada'nın evinin önüne düzinelerce karanfil dizmesi çok tatlıydı. Ama onun dışında ukala herifin tekiydi. Yazarın anlatımından mıdır yoksa çeviriden midir bilmiyorum ama okurken sıkıldım. 'Bitse de gitsek' modunda okudum kitabı. 

Redaksiyonel yönden de gözüme batan detaylar vardı. Noktalama işareti deyip geçilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Sonra ''Adam'' ismini ''adam'' diye okurken buluyoruz kendimizi. Bu durum rahatsız etti beni. 

Kitapla ilgili beğendiğim kısımlar kapak tasarımı ve yukarıda da bahsettiğim 20-30 sayfa. 

Kapak tasarımını orijinal kapaktan daha çok beğendim. 😍 

Onun dışında beklentilerimi karşılayan bir kitap olmadı.
Pinterest shareGoogle Plus share

Sonsuzluğun Kıyısında || YORUM


Sonsuzluğun Kıyısında biteli çok oluyor ama ben yeni girebiliyorum yorumunu. Öncelikle kitap ilk kitap kadar tatmin etmedi beni. Pek şaşırtıcı olaylar olmadı. 

Karakterlerin ilk kitapta yaptığı seyahatlerde aldığım zevki bu kitapta alamadım. Sanki zorlama gibiydi her şey. Yazılmak için yazılmış gibiydi. Tek kitapla kalabilirmiş aslında.. 

Camryn ve Andrew'u bu kitapta nasıl desem yaşlı olarak hayal edemedim. Kitabın son bölümleri aceleye gelmiş gibiydi.

Birden 15 yıl gibi bir zaman atlaması olunca insan ''ne oluyoruz, yahu!'' diye düşünüyor. Çok hızlı gelişti her şey.. 

Bilemiyorum, ya. İlk kitap kadar keyif alamadım okurken.. Yazarın Sarai kitabını daha çok sevmiştim. 

Bence yazar o türde daha başarılı. Sonuç olarak yazarı ve kalemini seviyorum. O yüzden yeni kitaplarını merakla bekliyorum.

Son olarak kitap beni tatmin etmemiş olabilir ama belki siz sevebilirsiniz. Bu beklentinize göre değişir diyor, renkler ve zevkler meselesi diyerek konuyu kapatıyorum.. 

Yeni yorumlarda görüşmek dileğiyle.. 😊
Pinterest shareGoogle Plus share

Hiçliğin Kıyısında || YORUM


Hiçliğin Kıyısında'yı okundu ve bitti. Bu kitabı okumayan bir tek ben kalmıştım sanırım. 😁 

Okuyanların çoğunluğu kitabı beğenmiş bulunmakta. Haliyle büyük bir beklenti içine giriyor insan. Kitabı beğendim mi? Evet. 

Ama sıkıldığım yerler de oldu. Yatak muhabbetleri kitabın amacının dışına çıkmıştı sanki.. Tabi bu ne beklediğinize göre değişir. 

Andrew Parrish çok tatlı bir adam. 💜 Kitapla ilgili en sevdiğim kısım Orfeus ve Eurydike sahnesi. 😍 

Yazarla Katiller Çetesi Sarai kitabıyla tanışmıştım ve beni kendisine çekti. Takip edeceğim yazarlar arasına girdi. 

Yazarın akıcı ve kendini okutan bir dili var. Kitabı genel olarak sevdim ama benim için her şey tek kitap ile bitti. 

Ama tabi ki Sonsuzluğun Kıyısında'yı okuyacağım. Hiçliğin Kıyısında tavsiyemdir. 👍
Pinterest shareGoogle Plus share
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI